Gebeliğimin 8. Ayından itibaren yüksek tansiyon ile takipliydim, doktorum eğer böyle giderse bebeği gününe kadar tutamayız diyordu. En son 37+5 de haftalık kontrolüme gittiğimde tansiyon yüksekliğinden yatışımı verdi. Doğum ne zaman olacağı belli değildi. Sürekli nst bağlanıyor 2 saatte bir de tansiyonum ölçülüyordu. 3. Gün (38+0) ise doktorum daha fazla bekletemeyiz artık doğurtturalım diyerek servisten doğumhaneye çekti ve sıfır açıklık ile suni takıldı ufak ufak sancılarım başladı. Sabah 9 da girdiğim doğumhanede akşam 5 de 7-8 cm açıklığa ulaştım ve sancılarında etkisiyle tansiyonum yükseldi ve tüm ebeler sadece benimle ilgileniyordu. Sezeryana almak ve suyumu patlatmak arasında kaldılar ve doktorum yapabilir açıklığı çok iyi devam dedi ve suyumu patlattılar ondan sonra sancılarım pik noktasına ulaştı ve artık ıkınmalar başladı. Suninin etkisi ile doğuramayacağım ne zaman bitecek diye düşünürken ebelerim keşke ayağa kalkabilsen bebek daha kolay aşağı iner doğumun daha kısa sürede biter diyordu ama ayağa kalkmam o sancılar ile mümkün değildi. Son bi kuvvet yere çarşaf attılar ve dizlerimin üzerinde sancılar vurdukça güçlü ıkındım ve artık son ana geldiğimi fark ettim çatala çıktım ebe hemen kesi attı ve 2-3 güçlü ıkınmada 20:08 de bebeğim doğdu ve o an tüm acılarım son buldu. Bebeğimin boynuna 2 tur kordon dolanmıştı 1 saat kadar yoğun bakımda kalmış. Beni ise hemen ameliyathaneye aldılar ve spinal anestezi ile iç dış dikim işlemi yapıldı. Çok fazla dikişim var ama çok şükür bebeğimde ben de çok iyiyiz. Tansiyonum olmasaydı evde kendi sancımı bekleseydim bebeğimin boynundaki kordondan haberim olmayacaktı çünkü son gün artık kalp atışları çok zayıflamıştı nstde hareket alabilmek için sürekli serum ve oksijen takıyorlardı. Her şer de bir hayır vardır sözünü sonuna kadar yaşadım.