Merhaba kızlar çok şükür bebeğimi sağlıkla kucağıma aldım. Bugün 16. gündeyiz ancak vakit bulup yazabiliyorum. Tahmin ettiğim kadar kolay değilmiş bebek bakma işi 😵💫 Neyse bu konuyu sonra konuşuruz. 😂 Geleyim doğum hikayeme.
Bilkentte doğum yapacak olanlar için başlıkta ayrıca belirttim çünkü çok soran eden oluyordu. Ben gebeliğim boyunca Bilkent Şehir Hastanesi Fatma Salih takipliydim. Hastane ortamını ve doktorumu seviyordum. O yüzden orada doğum yapmaya karar vermiştim. 38+3 de nişan geldi. 38+4 de doktor kontrolüm vardı, 2-3 cm açıklık ve rahim ağzının çok güzel yumuşadığını söyledi doktor birde NST de benim hissetmediğim ağrılar çıkmıştı. Eve geldim ertesi gün 38+5 çok fena bir bel ağrısı başladı yatsam yatamıyorum kalksam olmuyor. Arada karnımdan belime giren ağrılarda oldu. Ben tüm tuşlara bastım. Pilates, açılma egzersizleri, hurma, ananas, hafif yürüyüş, cinsel ilişki.. sonra 38+6 da artık dedim herhalde doğurcam o kadar şiddetli ağrı hissetiğimi sanıyorum yazık bana daha neler çekicem haberim yokmuş 😂 gittim doktora açıklık aynı dedi eve geri geldim. Ama ağrılarım devam ediyor. Artık 39+1 oldum, o günün gecesi asla uyuyamadım sürekli bir ağrı var. Artık not edeyim sıklığını dedim. 10 dakikada 1 sancı geliyordu. Öğlen bu aralık 4-5 dakikada 1e düştü. Hatta bazen 2-3 dakikada 1 geliyordu sancı. Hazırlandık hastaneye gittik. 5 cm açıklık olmuş bugün doğurursun artık eve gitme dediler. Bende bu sefer yatışı kabul ettim ama etmez olaydım. Saat 14.30 da yatışım yapıldı ama doğumhane o kadar yoğun ki herkes patır patır doğuruyor bana bakan eden yok ben kendi halimde sancı çekiyorum odamda. 16-17 gibi muayene etmeye geldiler açıklık hala aynıydı benim moralim iyice bozuldu. Ve hala suyum gelmemişti, bir sonraki muayenede patlatcam dedi doktor. Ama ben çok fena sancı çekiyorum nasıl açılmaz diye kahroluyorum artık saatten felan haberim yok. Sanırım akşam 9 gibi geldi suyumu patlattı açıklık 6-7 cm olmuştu. Ve bana rahim ağzını yumuşatmak için ilaç verildi. Her şey bundan sonra başladı. Belime öyle bir ağrı vuruyordu ki tanımlayamayacağım bir acıydı. Benim acı eşiğim aşırı aşırı yüksektir. Kendime çok güveniyordum. Ama çok uzun süre sancı çektiğim için çok yoruldum. Saat gece 11 gibi tekrar geldiler muayene ettiler 10 cm olmuştu, sonrasında güzel ıkınırsan doğar dediler 23.18de bebeğimi kucağıma aldım. Bebeğim eli yüzünde geldiği için iç, dış dikişlerim var. Epizyo açılırken gayette hissettim resmen kestiklerini ama dayanılmayacak bir acı değil. 5. Günden sonra dikişlerin acısı geçti. Yani benim doğum sürecinde tek eksim sancıyı çok uzun süre çekmiş olmam, ve benimle çok geç ilgilenmiş olmaları. Belki daha erken suyumu patlatıp ilacı verseler daha az sancı çeker daha erken doğururdum.
Hastane için şunları söyleyeceğim, doğumhane de odalar tek kişilik. (Normal gebe takip için) Ben eşimle kaldım. Eşimi odadan artık bebeğin kafası gelmişti o zaman çıkarttılar. Doğumdan sonrada oda temizlenince eşimi tekrar yanıma aldılar. Ve beraber servise çıktık. Doğumhane ekibini hiç sevmedim. İlgi alaka sevgi saygı hiç biri yok. Bunlara takılıp morali bozulan bir insan olsaydım kesinlikle doğuramazmışım. Bu arada farklı doğumhaneler var benimki sanırım 2B numaralı doğumhaneydi. Tek memnun kaldığım eşimle rahatça kalabiliyor oluşumuzdu. Gece servise çıkarıldığımda iki kişilik odaya yerleştirildim. Haliyle eşim kalamadı bu sefer. Ve odalar hiç temiz değil. Tuvalet ortaktı. Gebe okuluna gittiğim halde tek kişilik odaya geçirilmedim. Daha sonra tanıdıkları araya sokarak tek kişilik odada kaldım. Tek kişilik odaları çok güzel. Genel olarak hastanede doğum için vaadeliden her şey şans işiymiş onu anladım. Bir daha doğuracak olsam tek kişilik odalar garantiyse doğururum. Sorularınız varsa yanıtlarım. Herkes bebişine sağlıkla kavuşsun inşallah 💖💖💖