Öncelikle başınız sağolsun, Rabbim dayanma gücü versin inşallah. Tam üç ay önce 22 haftalık bebeğimi kaybettim. Bebeğin eşi içeride kaldığı için 2 kere vakumlu bir kerede küretajla kürtaj oldum üçüde narkozsuzdu. Yaşadığım yerde hiçbir tanıdığımız yoktu. Aileminde gelmesini ben istemedim gelmeyin dedim çünkü kimse beni öyle görsün istemedim. Bir yandan yapılan işlemler ağrılar, bir yandan bebeğin acısı, öbür yanda bütün hayallerimin suya düşüşü hayal kırıklıkları… İnsan gerçekten o kadar hassas oluyor ki bu süreçte. Zaten içi parçalanıyorken üzüntüsünü arttıracak her şey üstüne üstüne geliyormuş gibi hissediyor. 5 gün sonra bebeğimle memleketime gidebildim. Oysa bir sonraki bayram güle oynaya gideceğimizi düşünüyordum yol boyu ağladım. Allah razı olsun uzak yakın akrabalarım geldi ama bi o kadarda gelmeyip ayıp edip arkamdan konuşanlarda oldu. O zamanlar o kadar üzüldümki. Hem evladıma hem çektiğim acılara hem yapılanlara. Çok kafama taktım. Ama o ilk acı biraz hafifleyince şöyle düşünmeye başladım. İyi kötü herkesin başına bir şeyler gelecek. Allah kimseye böyle bir acı göstermesin kimseyi evladıyla sınamasın. Ama bir daha beni iyi kötü hiçbir günlerinde yanlarında göremeyecekler. Yaşadığım acıdan daha büyük bir acı olabilir mi? Önceden her şeyi kafasına takan günlerce düşünen üzülen biriydim. Evladımı kaybettiğimden beri onun verdiği acı hepsinin üstünü kapattı. Artık kimseyi umursayamıyorum kimseye gereğinden fazla üzülemiyorum. Ne zaman canım bir şeye sıkılsa aklıma evladımın nur yüzü geliyor ona üzülüyorum. Velhasıl kelam hayat devam ediyor. Sizi çok iyi anlıyorum bu acıyı yaşamayan hiçkimse bizimle empati yapamaz bizi anlayamaz. Onlara göre hayat devam ediyor, çoğu kafasında farklı şeyler düşünüyor. Bu acının üstünden biraz zaman geçtikten sonra o zamanlar keşke kendimi buna üzmeseydim diyeceksiniz. Ben o zaman üzüldüğüm kırıldığım kişilere çok pişmanım aklımı gözyaşlarımı kimseye harcamasaydım keşke.