12 Haziran Cuma günü, altı haftalık hamileliğimle ilgili rutin kontrolüm için kadın doğum doktoruna gittim. Doktor, bebeğimin kalp atışlarını duyabildiğini ancak bebeğim henüz çok küçük olduğu için sesin zayıf geldiğini belirtti. ‘Bebeğiniz gayet sağlıklı, iyi görünüyor’ diyerek beni rahatlattı ve kontrol için iki hafta sonrasına, yani 26 Haziran’a randevu verdi. Herhangi bir kanamam veya şikayetim yoktu; doktorumun verdiği folik asit ve fitil tedavisine başladım.
Ancak içimdeki huzursuzluk nedeniyle, 15 Haziran Pazartesi günü ikinci bir görüş almak için başka bir özel hastaneye gittim. Bu doktor hem karından hem de vajinal ultrasonla muayene etti ve bebeğimin kalp atışlarını duyamadığını, bebeğin kalbinin durduğunu söyleyerek müdahale edilmesi gerektiğini belirtti.
Cuma günü bebeğimin kalp atışlarını duyarken, Pazartesi günü böyle bir sonuçla karşılaşmak benim için büyük bir yıkım oldu. Hiçbir kanamam veya belirtim yokken, bebeğimin öldüğüne inanmakta güçlük çekiyorum. Yaşadığım bu belirsizlik ve şok içerisinde, ikinci doktorun yanılmış olabileceği ihtimaline tutunuyorum. Yarın başka bir uzman hekime daha görünerek durumu teyit ettirmek istiyorum.
Bu süreçte eşimden beklediğim desteği göremedim; aksine yaşadığım acının üzerine, beni suçlayıcı tavırları ve tepkileriyle karşılaştım. Bu durum, ona olan duygularımın değişmesine ve aramızdaki bağın zedelenmesine neden oldu. Şu an tek tesellim ve gücüm beş yaşındaki evladım. Bu zorlu süreci atlatıp, bir an önce hayata tutunmayı ve çalışıp kendi ayaklarım üzerinde durmayı hedefliyorum.