Ahhhh benim kanayan yaram.
24 yaşımdaydım o zaman. Daha gencim pek birşeyden anlamıyorum :) heyecanla fıtı fıtı eşimle gidiyoruz geliyoruz. Özellikle akşamları iş çıkışlarında özele gidiyoruz sırf bebeği görelim napıyor diye. Kontrol zamanı bitmeden bir daha gidiyoruz :)
İnternetten video fln izliyorum ama şöyle doğururum böyle doğururum demiyorum. Sadece kat kat kesilmek istemiyorum dedim.
15 Temmuz darbe günü dışardaydık eşimle. haftam gelmiş doğurdum doğuracağım. Bir patlama sesiyle korktum. sancılarım başladı. Hemen özel hastaneye gittim. Sancı var, kasılma var açıklık yok. Ben hissetmiyordum. doğumhane kapısı paaat diye üstüme kapandı korkudan sancımda iyice gitti. 1 gece hastanede yattım çıktım.
26 Temmuz günü gece devlete gittim. Önce bir dr parmakla kontrol etti, sonra asistanına eğitim maksatlı kontrol ettirdi. O kdr üzüldüm ki. izin bile istemediler.
27 Temmuz sabahııı çamur gibi akıntım gelmeye başladı. Ama emin olamadım. Bilmiyordum ki ne nedir nasıl olur :)
Uykum vardı. Eşime uyurum uyanırım geçmezse hastane dedim. Sancı yok, kasılma yok hiçbirşey yok.
Uyandım öğleden sonra hala geliyor :) Koşa koşa özel hastaneye gittik. Nöbetçi dr vardı. Ve bana hayatım boyunca beddua ettirecek o cümleyi kurdu.
“senin doğuracağın yok, gel sezeryana alalım seni. ”
ne bir suni, ne bir deneme olmadı. Ben eşyalarım bile yanımda yok dediğimde seni çıkarana kadar eşin gider alır gelir eşyalarını dedi. Eşim ben ameliyattayken evdeydi yani :)
Şimdiki aklım olsaaaa aslaaaaaa ama asla böyle yapmazdım.
YANİ BEN SEÇMEDİM. Doktor muhtemelen nöbetinde ameliyata girmiş olmak için beni kesti. Adını bile hatırlamıyorum doktorun. Allah bildiği gibi yapsın onu.
Belkide bekleseydim sancılarım başlardı. Belki suyum delirdi.
Ben bu duygulardan mahrum kaldım. Sezeryana karşı değilim ama bir kadının bir kezde olsa (dayanmasa vazgeçsede) doğum sancısını görmesi bilmesi taraftarıyım. 10 yıldır merak ediyorum sancı nasıl birşey. Su gelmesi nasıl birşey.