Bebeğim bugün 33 günlük oldu. 13 şubatta doğum yaptım. Doğumdan 3 gün önce 12 dakikada bir sancılarim başladı, süre azalmıyordu 2 gün boyunca 12 dakikada bir evde sancı çektim. 3. gün 10 dakikada bire düştü ama süre daha da kısalmıyordu yalancı sancıdır diye düşündüm. Doğum yapacağım gece sabaha kadar 8 dakikada bir sancı çektim ama o gece çok zordu benim için. Sağıma dönüyorum yatamıyorum soluma dönüyorum yatamıyorum sancı geldikçe hareket bile edemiyordum. Yataktan kalkıp sancıyı bir süre secde pozisyonunda çektim. Süre biraz kısalsa hemen hastaneye gidecektim ama yok kısalmadı.nişanım gelmedi suyum da gelmedi. 2. Doğumum bu arada. Sabah 8 gibi eşime dedim ben dayanamıyorum hastaneye gidelim. 9 gibi devlet hastanesine gittik doğum yapacağım hastane uzak olduğu için önce devlette muayene oldum. Acilde çatı muayenesi yapıldı o kadar canımı yaka yaka yaptı ki kadın 5 cm açıklık varmış. Hemen yatış verelim dediler. Oradan çıkıp doğum yapacağım özele gittik. Kendi doktorum ameliyattaymiş, uzun sürecek bir ameliyat olduğu için başka doktor baktı ve doğumumu o yaptırdı. Gittiğimizde 6 cm olmuştu açıklık. Doğum odasına alacaklar beni, belge vs.imzalatıyolar kan ve EKG istediler. Verdiler elime kağıdı EKG sırası bekliyorum. Doktor beni sırada görünce beni oraya gönderenlere çok kızdı, kızın doğumu başlamış şurda bile doğurabilir siz ekg yle kanla uğraştiriyorsunuz odaya getirin odada yapın ne yapacaksanız dedi. Sonra odaya alındım ben. Eşim ve 2 yaşındaki kızım dışarda beklediler. Yanıma gelse kızım durmazdı, başka da refakatçım yoktu, annem şehir disindaydı ( doğum yapacağın zaman haber ver gelirim demişti, normal doğum nasıl gün vereyim ki), ilk doğumumda görümcem de vardi. Her şeyi ben yaptım ben doğurttum gibi söylemleri çok fazla olduğu için ve rahat edemediğim için onu da istemedim.doğum başladiktan sonra haber verdik herkese. Sancıları cektigimde doktor sık sık girdi, ebeler sık sık girdiler kontrole. Tek başina olmak biraz kötüydü ama insanların lafını duymak kadar değil. Sancılarım hâla düsensizdi ve artmıyordu. Suni verelim mi biraz bekleyelim mi dedi doktor. Suniyle beraber ağri kesici verecekseniz olur dedim. Ama biraz daha bekledik sancılarımı. Öğlen 12 civarı suyunu patlatalim sancın artar dedi, suyumu patlamayı denedi patlatamadı, çok canım yandı orda da tam sancı anında denedi ve biraz zorladı. O arada birkaç kez daha çati muayenesi yapıyorlar. Bazı ebeler gerçekten hiç acıtmıyor ama bazıları çok can yakıyor. Sancılarım biraz daha artmaya başladı ama çok değil Saat 13.00 civarı bir kez daha denediler suyumu patlamayı bu kez patlatabildiler, daha da arttı sancım. Ayakta hareket yapmama çok izin vermediler benim hep yatarak ve yatağın yanındaki yerlere tutunarak çektim sancıyı. Bebek biraz aşagiya doğru baskı uygulamaya başladı doğurcam şimdi dedim, kafası biraz yukaridaymış tam basamadı aşagiya. Çatala aldılar beni o anki sancilar zaten dayanılmazdı, ilk basta biraz çığlık attım. bir ara ölüyorum artık dedim. Sonra nefesimi kontrol etmeye çalıştım doktorları ebeleri dinledim ıkın dediklerinde ıkındım biraz zor olsa da 13.48 de oğlum doğdu. Bir süre sonra plesantayı çıkardi doktor, içimi hunharca temizledi (gerçekten hunharca çünkü ilk doğumumda bu kadar acı çekmemistim temizlenirken.) kesim yoktu çok şükür bu kez birkaç yirtigim oldu 7-8 dikiş atıldı. O sirada sürekli bitti mi doğurdum mu gerçekten, kurtuldum mu bu acıdan diye soruyordum ebelere. Sonra odaya alındım, bebeği eşime vermişler gittiğimde başinda eşim ve kizim bebeğe bakiyorlardı işte o an geçti bunu da atlattın dedim. Akşama kadar güzel geçti akşam eşimin ailesi çoluk çocuk ne varsa toplamışlar odaya girdiler. O kadar kalabalıktı ki hemşireler mecburen uyardı sağlıklarını tehlikeye atıyorsunuz diye. Bir süre daha kalıp (bebeği öpüp, kucaktan kucağa gezdirip) gittiler. O gece biraz zor geçti ağrim oldukta ağrı kesici yaptılar, bebeğe bir kez mama verdiler uyudu emmedi çok. Sabah da hastaneden çıktık annem gelmisti şehir dışından onu da alıp eve geldik. Ev o kadar kalabalıktı ki yine eşimin ailesi, etrafta koşuşan çocuklar(hasta çocuklar da var icinde )Tüm oyuncaklar her yere saçilmiş, yarısı kırılmış yarısı boyanmış. Sadece kahvaltı yapıp giderler diye düşünmüştük eşim sabret dedi. Akşama kadar kaldılar. Ama o gün akşam nasıl oldu bilmiyorum. 3-4 günlük uykusuzluk, yenidogmus bir bebek, 2 yaşında bir bebeğim, eşim kahvaltı yapıp işe gitmiş ve biz evde kalabalığın içindeyiz. Bana git uyu diyorlar çocuklarımı alıp odaya geçiyorum uyumak için kapımın önünde bağırış çağırış kahkaha çocuk sesleri evin içinde top oynayan büyük insanlar, çocuğu getirse de sevsek diyenler. O gün evdeki herkesi kovmamak için kendimi o kadar zor tuttum ki sadece eşimin hatri için sabrettim, ve akşam artık lütfen gel dedim lütfen delirmek üzereydim. Yani bana yardımcı olmak istemişler muhtemelen işte yemek felan hazırlayıp getirmişler ama yaptıkları büyük düşüncesizlikti. Benim o an tek ihtiyacım olan şey dinlenmekti. Bunun üzerine kızım da hasta oldu. Hastalıktan perişan oldu hatta. Sonra yeni doğmuş oğluma da bulaştı bana da bulaştı. Ve biz gerçekten rezil olduk. Gece uyuyamiyor çocuklar gündüz uyuyamiyor. Birini uyutuyorum digeri uyaniyor sürekli kusuyorlar. Zerre kadar uyku uyuyamadım. Eşim de çalışıyor. Annem de gündüzleri yardım edebiliyor ama geceyi tek idare ediyordum. 1 hafta sonra annem gitmek zorunda kaldı. O zaman naneyi yedim yine. Hem ramazan girdi hem yemek yap hem çocuklara bak. (Kayınvalideyle yaşıyorum bu arada, aramız pek iyi değil, hiçbir şeye elini sürmez tüm işleri ben yaparım) Şu an her şey üstümde ve o kadar yorgunum ki.. bazen tahammül edemeyip sinirlenip 2 yaşındaki kızıma kızıyorum bağiriyorum, sonra o kadar üzülüyorum ki. Yetemiyorum şu an iki çocuğuma da. Gecenin bu saati onları uyutmuşum ama gözümdeki yaşlar ve vicdan azabım uyumama izin bile vermiyor.