Nasıl başlayacağım bilmiyorum ama o kadar farklı bir hismiş ki, istediğim kadar tarif etmeye çalışayım yine yaşamadan kimse bu tadı alamaz. Her doğum kendine özel kendine hasmış lafını da böylelikle doğrulamış oldum. Ben sezeryandan çok korkuyordum kızlar o yüzden normal doğumu kafaya takmıştım. Doğumun her türlüsü çok zor ama sezeryan benim gözüme ayrı bir zor geliyordu ayrı bir korkutuyordu. 5 Mart sabahı uyandığımda iç çamaşırımda garip bir ıslaklık farkettim akıntıydı ama sarı jel kıvamda farklı bir akıntıydı eşime söyledim ve bana normal olabileceğini söyleyip sakin kalmamı söyledi. Daha önce de acaba suyum mu geldi şüphesi yaşamıştık ve su değildi o yüzden yine ben kendim pinpirikleniyorum diye düşündük eşimle. Ben yinede çevreme sordum buraya sordum iyice içim rahat etsin diye, ama inanın rahat etmiyor birde akıntı akmaya devam ettikçe daha çok korkmaya başladım. Geceleyin artık doktoruma yazdım ve kendisi sabah derhal gelmemi söyledi. Sabah gidince farkettik ki aslında gelen akıntı suymuş, ama ne sancım var ne ağrım var ne açılmam var ve en önemlisi oğluşum doğum kanalına tam oturmamış bile çok gerideymiş. Doktorum bekleyelim sen yürüyüş yap pilates topunda zıpla sancın gelmezse sezeryana alırız dedi. İnanın o kadar korktum ki kimse yok yanımda bir eşim var annemler şehir dışındalar bir yandan sakin kalmaya çalışıyorum bir yandan sezeryan ihtimali beni daha çok geriyor derken akşama kadar ne sancı ne açılma hiç biri olmayınca enfeksiyon riski olduğu için mecburi sezeryan kararı çıktı. Eşim beni karşısına aldı rahatlattı baya bebiş ve benim iyiliğim için en doğrusu olduğunu anlattı korkumu azaltmaya çalıştı ve sadece bir kaç dakika sonra ameliyat için hazırlıklara başladık. Spinal anestezi istedim, odadayken varis çorabı ve sonda taktılar, sonda inanın hiç acıtmıyor korkmayın sakın. Ve beş dakika sonra ameliyathaneye alındım. Korkudan vücudum tir tir titriyordu ama oradaki hemşireler ebeler saolsun o kadar nazik bir şekilde yaklaştılar ki bana tüm korkumu çekip aldılar benden. 21:05 de ameliyathaneye girdim ve oğlum 21:22 de dünyaya geldi. O ilk anın tatlılığı bütün korkuların aslında nasılda yersiz olduğunu anlattı bana. Aslında her şey kendi kafamızın içinde, bazı insanlar için kötü olan şeyler bizim içinde kötü olacak anlamına gelmiyor. Her hamilelik her doğum kendine özel. İnsanların sözleriyle kendinizi korkutup o güzel anları stresle geçirmeyin. Doğum tabiki de kolay bir şey değil ama kendinizi korkutup stres olmaya değmez. Sizin için bu hikaye pozitif mi değil mi bilmiyorum ama benim için ne kadar stresle başlasa bile oldukça pozitifti. İnşaallah sizin doğum hikayeleriniz çok daha pozitif çok daha güzel olur. Hepinize kolay doğumlar diliyorum 🥹♥️🎈