Hikayemin en başından bahsetmem gerekirse ben cam kemik hastasıyım çocuğumda bu hastalığın çıkma olasılığı %50 olduğu için tüp bebek yapmaya karar verdik eşimle tabi o zaman sene kasım 2021. Çeşitli tahliller yapıldı embriyolar toplandı döllendi toplam 13 adet embriyo oluştu. 12 adedi 5. Güne ulaştı ve kromozomlara bakıldı 6 adedi sağlıklı geldi ve hepsi donduruldu. Sonrasında rahim ameliyatı olmam gerekiyordu rahmimin ortasında myom olduğunda ameliyat oldum. Ağustos ayına dek beklememi istediler sonrasında transfer için hazırlıklar yapıldı 8 eylül 2022 de ilk transferimi oldum. Hamileliğim güzel geçti 2023 mayıs ayında 36+6 haftalıkken uterus rüptür (rahim yarılması)nedeniyle bebeğimi kaybettim. Çeşitli operasyonlar geçirdim. Yaklaşık 2.5 sene sonra nisan 2025 te 2. Tüp bebek transferini oldum. Yapışıklık nedeniyle kanül çok zor geçti ve tutmadı.Mayıs 2025 i boş geçtik. 20 Haziran 2025 de tekrar transfer oldum 29 haziranda hamile olduğum kanda kesinleşti. Uterus rüptür olması nedeniyle yüksek riskli gebe durumunda olduğum için perinatoloji takibi gerektiğini ilettiler. Arayışa girdim ve Liv Hospital Vadi İstanbul’da Prof. Dr. Mehmet Serdar KÜTÜK’ten randevu aldım. Odasına ilk girdiğimde güleryüzü ile beni rahatlattı.Hikayemi sordu baştan anlattım. Semptomlarımı söyledi. Endokrin grubuna giren cam kemik hastalığım ile ilgili detaylı şekilde konuşması bilgi vermesi bir kadın doğumcu olarak detaylara hakim olması çok ilgimi çekti. Ardından rüptür nedeniyle bebek kaybı olan 3 hastası olduğunu ve hepsinin bebeklerini sağlıkla kucaklarına aldıklarını söyledi. Bebek kaybı olan kişilerde kaybetme duygusu çok daha fazla oluyor yaşayanlar bilir. Her muayenede yüreğim ağzımdaydı. Günler aylar geçti. 30. Haftalara geldik. Doktorum 32 de hastanede yatmamı gözlemde olmamı istedi.32+3 te çalışamaz raporu aldım. 32+5 te eşimin çalıştığı hastanede yattım. Yaklaşık 5 gün orada kaldım.19 ocakta liv hospital vadi İstanbula geçtim. Doktorum günde 3 kez herhangi bir tedavi uygulanmamasına rağmen sanki operasyon geçirmişim gibi ziyaret etti. Gün aşırı ultrasona girdim. Tek yapılan günde 3 kez nst ye girmekti. Herhangi bir sancı çıkmadı. 26 sına gün vermişti ama belki erteleriz diyordu. 23 ocak cuma günü odasında ultrason muayenesi yaptı. Rahmim hep aynı incelikteydi. Hamileliğimin başından beri herhangi bir sancımda olmadığı için sessiz rüptür olabilir ertelemeyelim diyip 26 sını kesinleştirdi. 26 sı geldi çattı ilk doğumum genel anesteziydi. Bu doğumda bebeğimin 34+3 olması nedeniyle prematüre grubunda olacağı için genel anestezi istemedi doktorum. Ameliyathanedekiler çok tatlı insanlardı her iki elime damar yolu açıldı ameliyat masasına oturmam istendi. Ameliyathanede görevli bir personel beni omzuna yasladı dualar okudu kulağıma 3 kez iğne denendi ama malesef yeri bulunamadı uzunca süre hastanede yattığım için belimde ödem olmuş 4. Kezde iğne geçti ve bacaklarıma kaynar bir sıcaklık gelmeye başladı hemen yatırdılar beni sol koluma tansiyon aleti göğsüme kalple ilgili olanlar sağ koluma serum takıldı kollarım bağlandı en başta acı yok ama his kuvvetli oluyor dokunduklarını hissettim. Sonrasında dokunduklarını hissetmem bile çok çok hafifti belli belirsizdi. Başımdaki anestezi doktoru her detayı verdi ne hissedeceğimi vs. Gerekli uyarılarda bulundu. Eşimi aldılar sohbet ettik. Benim yine yüreğim ağzımda hocam kızım iyi mi dedim dememle ağlama sesi geldi şok oldum boğazım düğümlendi kelimelerim karıştı temizliği yapıldı ve yanağıma getirdiler sıcacıktı tenime değince susuyor sonra yine ağlıyordu. Gerek bebek doktoru gerek kendi doktorum küvöz desteği alacağını söylemişlerdi. O nedenle bu duruma kendimi hazırlamıştım. Solunumu hızlı olması nedeniyle yoğun bakıma alarak solunum desteği verildi. (Burundan hava verildi)Her gün bilgi aldık entübe durumu olmadığı sadece solunum ve beslenme konusunda destek verileceği iletildi. Hergün 3 kez görmemize müsade edildi. Temas ettim 3. Gün emzirdim.Bebeğim yoğun bakıma gittikten sonra bu sefer benim kapatılma işlemlerime başlandı o esneda doktorum iyi ki ertelememişiz dedi neden diye sorduğumda rahme bebeği çıkartmak için kesi attığında eski rüptür yerinden karnıyarık gibi yarıldığını söyledi. O nedenle 1 saatlik dikme işlemi bende 2 saat sürdü. Hocamız sohbet ederek yaptı işlemleri 2. Çocuğu kaldırır mı bu rahim dedim. Ben emekli olmadan yapın ertelemeyin dedi gülerek. 28 inde taburcu oldum 30 unda kızım taburcu oldu. Benim gibi rüptür geçmişi olan veya bebek kaybı yaşayanlara umut olmak istedim. Eğer riskli gruptaysanız maddi gücünüz var ise lütfen ama lütfen serdar hocama gidin her yönüyle dört dörtlük biri önce Allahın sonra kendisinin vesilesi ile kızımıza hayallerimize kavuştuk Rabbim gönülden dileyen isteyen herkese hayırlı sağlıklı evlatlar nasip eylesin.