Bugün buraya bu başlık altında yazı yazabilmek nasip olduysa Rabbime şükürler olsun.. gelelim zorlu ama sonu güzel olan doğum hikayeme. Hamileliğim boyunca kontrollerime hem özel hem de devlet takipli gitmeyi tercih etmiştim. Bulunduğum şehirdeki özel hastanenin imkanları malesef çok kötüydü. Hijyen açısından, kullanılan aletlerin eski olması açısından doğumu devlet hastanesinde yapmaya karar vermiştim. Özeldeki doktorumu çok severdim ta ki beni olumsuz bir durumda hiçbir şey yokmuş gibi riske atmasını fark edene kadar. Özelde her şey yolunda görünürken devlette bebeğin gelişim geriliği olduğunu 2 hafta geriden geldiğini ve plesentanın yaşlandığını öğrendim. Durumu kendi doktoruma anlatınca öyle bir şey olmadığını yatış yapmak için beni korkuttuklarını söyledi. 1 hafta boyunca o şekilde bekledim (kendi doktoruma güvenerek) ardından 1 hafta sonra kontrole gidince bebeğin beslenmediğini, plesentanın yaşlandığını ancak suyunun iyi olduğunu ertesi gün hemen sezeryana almak istediğini söyledi ve 38 hafta ile uyumlu demişti.. Doktoruma hiçbir şey demeden yanından ayrıldım. Ertesi gün devlet hastanesine gittim çünkü bebeğin hareketleri normale göre daha azdı kontrol amaçlı gittim ancak bebeğin suyunun çok azaldığını, nstnin kötü çıkması sonucu hastaneye yatışım yapıldı. 30 Ekim de doğumhaneye alındım ve normal doğumu kabul ettiğime dair belgeler imzaladım. Bu belgelere istinaden eğer sizin ve bebeğinizin durumu kötüleşmeyene kadar 72 saat boyunca normal doğum için yöntemler deneniyor. Yatış yapıldıktan sonra vajinal muayene yapıldı 0 açıklık vardı ve alttan suni sancı vereceklerini söylediler. Fitili yerleştirdiler etki etme süresi en erken 12 saat en geç 24 saat olan bir yöntemmiş. Sancılar birkaç saat sonra gelmeye başladı ve tolere ediliyordu. Ebeler sürekli gelip muayene ediyordu (en kötü kısım bu bence) 24 saat boyunca fitil kaldı ancak hiç açılma olmadı 24 saatin ardından tekrar yeni bir fitil yerleştirdiler. Nst de sancılar 190-200 e kadar çıkıyordu ancak açılma 24 saat boyunca yine hiç ilerlemedi. Çok yorulmuştum hem saat başı yapılan muayeneden hem de sancılar varken nst de hareketsiz kalmaktan. 3.günün sabahında doktor gelip muayene etti ve açılmanın hiç ilerlemediğini istersem hemen sezeryana alabileceğini ama istemezsem de bu defa damardan suni sancı vereceklerini söyledi. Bende bu kadar bekledim biraz daha beklerim diye düşünüp suni sancıyı kabul ettim. Bu defa damardan suni sancı verilmeye başlandı saat 12 gibiydi. İlk başta yine karşılayabiliyordum ama akşama doğru ağrılar çok kötüydü. 3-4 saat ağrıdan sonra açılma yine ilerlememişti bu defa alttan balon yerleştirildi birkaç saat sonra 3 cm açıklık var dendi ve suyum gece 1.30 gibi patlatıldı ondan sonra ağrılar dayanılmaz hale geldi. Ağrı gelince doğru şekilde ıkınmak, bağırmadan durmak çok zordu. Çünkü istemsiz şekilde bağırıyorsunuz. Birkaç saat ağrıları çektikten sonra artık ıkınmanızı istiyorlar. En son muayene etmeye geldiklerinde doğumun başladığını söylediler ve masaya alındım. Birkaç ıkınma sonrası 2 Kasım da saat 06.28 de bebişimi kucağıma aldım. Kesi atıldı ama öncesinde uyuşturucu iğne yaptılar. Bebeğim ile ten teması yapabildik o yüzden çok mutluyum. Sonuç olarak bebeğim devlet hastanesinin söylediği gibi 35 hafta ile uyumlu doğdu özeldeki doktorun cihaz kaynaklı mı yoksa müşteri olrak görüp sezeryan için mi oyaladı bilmiyorum ama iyiki özele gitmedim. Tüm bu zorluklara rağmen tekrar normal doğum yapar mısın diye sorsalar hiç düşünmeden kabul ederdim. Doğumu sancı odalarında yanınızda 1 refakatçi ile karşılaşıyorsunuz benim yanımda annem vardı ve her anımda çok destek oldu (iyi ki varr ❤️) doğumhaneye erkeklerin girmesi yasak ama başka bir kısımda eşler ile görüşme imkanı sağlıyorlar benim durumum biraz uzun sürdüğü için eşimle sürekli görüşme imkanım oldu. Ebeler çok ilgiliydi Allah hepsinden razı olsun. Benim doğum yolculuğum da bu şekildeydi ama evladınızı kucağınıza aldığınızda her zorluğa değer olduğunu anlıyorsunuz…