Evet, o kadar doğum hikayesinden sonra artık benim de doğum hikayemi yazma zamanı geldi. Ama erken oldu. Kul plan yaparmış kader de gülermiş misali gerçekleşti hikayem. Açılmam olsun diye aldığım hurmalar inip çıkmayı düşündüğum merdivenler… Ve hikâyem..
Vücudumda artan kaşıntıları doktoruma söylediğim haftayla beraber doğuma hazırlanmam gerektiğini bilmiyordum. Pazartesi yapmayı düşündüğüm tahlilleri erkene çektim ve perşembe günü yaptırdım ve bakıldı ki karaciğer değerlerim anormal bir şekilde yükselmiş. Kolestaz mı gebelik zehirlenmesi mi derken 12/6 seyreden tansiyonum bir anda 14/9′u görmeye başladı. Acilen hastaneye yatışim yapıldı. Sürekli tansiyonum ölçüldü nts çekildi. Ciğer geliştirici iğne yaptılar. Düşmeyen tansiyonum sonucunda ve 1.5 cm açıklığım olmasıyla normal doğuma alındım. 1 saat boyunca suni sancı verildi. İlk önce hissettim sonra hiç hissetmedim. Kendi kendime panik olmamayı telkin ediyordum durumu normalleştirmek için kafamı başka şeylere versem de en sonunda yaptığım panikle nabzım da yükselmeye ve düşmemeye başladı. Bunun üzerine doktor apar topar beni sezeryana aldı. O an sadece kızımın iyi olmasını düşündüm ve güçlü durmaya çalıştım. Anestezi verildi. Ben daha ne olduğunu bilmeden bebeğimin sesini duydum ve rahatladim. Ondan sonrası benim kafam çok rahatlamıştı çünkü bebeğim guvendeydi ve yaşıyordu. İkimizin iyiliği için o gece bir sürü karar almam gerekti. Doğum yapmadan önce yenidoğan yoğun bakımının dolu olduğu söylendi ve olası bir ihtimalde bebeğim başka bir şehre bile gidebilirdi tabi ki bu olasılıkları bile düşünmek istemedim Allah’a sığındım. Bebeğim küveze ihtiyaç duymadan doğmuştu ancak daha sonrasında bitmek bilmeyen iniltileri sonucunda yoğun bakımda yatması gerekti. Çok şükür tam o esnada yoğun bakımda bir bebek taburcu edilmişti ve bebeğim küveze alındı. Bir yandan canımın ağrısı bir yandan bebeğim derken onun orada benden daha iyi bakılacağini düşünerek iyi olmak için var gücümle gayret ettim. O ağrı sızılar içinde de olsa bol bol yürüdüm. Belden destek alarak kalkmaya çalıştım. Yemeğimi yedim ve çok su içtim. Günden güne iyi oluyordum. 3. günde taburcu edildim tabi bu zaman zarfında karaciğer değerlerimin düşüp düşmediği kontrol edildi. Sürekli tansiyonum ölçüldü. Çok şükür iyiydim. Eve geçtiğim günün sabahında beni aradılar, bebeğin eşyalarını ve kendi eşyalarımı alıp gelmemi söylediler. Anne oteline yerleştirildim. Söylenen saatlerde gelip kızımı emzirmem soylendi tabi yoğun bakımdayken de elimden geldiğince sütüm gelsin diye uğraştım. Gelince de az çok demeden yolluyordum. Anne otelinde tek başına kalabiliyordun. Bakıma muhtaç haldeydim ama her şey bebeğim içindi ve yine ona kavuşmanın inancıyla güçlü durdum. Çok şükür sabahına kızımla taburcu olduk. Şuan çok uykucu ve tekrar oraya dönmemesi için elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Benim doğum yaptığım gece dayımın da ameliyatı vardı ve annem onun yanında kalacaktı ancak kimse böyle bir haber beklemiyordu ve annem de apar topar uçağa binip yanıma geldi. Eşim, annem ve kayınvalidemin desteğiyle çok şükür daha iyi bir noktaya geldik. Çok pozitif bir hikaye değil biliyorum ama bir annenin gücü açısından pozitif bir hikaye olduğunu düşünüyorum. Gebelik şekeri ve gebelik zehirlenmesine rağmen kızım için güçlü olabildiğim için kendimle gurur duyuyorum. İnşallah sizler daha güzel şekillerde ve zamanında bebeklerinizi kucağınıza alırsınız.