Aslia memleketiniz neresi?
Abdülhamid hoca bilgi konusunda çok iyi bir doktor ama suyun tamamen bitmiş diyerek aldi beni sezaryene. Ortada bir yalan var mıydı hâlâ şüphe duyuyorum doğum şekli konusunda. Ama bilgisine güvendiğim bir doktordu.
Biz şöyle bir süreç yasadik: kızım dogdu. Hemsire yenidoğan bebekler üşür, battaniyesi yok madem küvöze alalim dedi. Bahaneleri bu oldu. Sonra bashekim bozuntusu bagirsaginda şu var cigerinde bu var dedi, sonda taktilar agizdan. Hatta ameliyat olma durumu olabilir diyerek aglatti bizi. Anne sütü verdirmediler, mama da verdirmediler iki gün boyunca. Sadece serum. 5-6 saatte bir gelip kan sekerine baktilar. Baslarda surekli aglayip ortaligi birbirine katan kızım bir süre sonra tepki vermemeye başladı. Bu arada serum takmak için de saatlerce uğraştılar, aglattilar. Hiç unutamıyorum bunu. Calisanlar da tecrubesizdi. Sonradan ogrendik ki çocuğun damar yolu tikanmis kolu morarmis ve sismis. Hemsireyi çağırdık cikartti serumu. Ayşe ilcinin yanina gitti eşim. Tedavisine yarin devam etseniz olmaz mi drdi. Kabul etmedi kadin. Esim de hastalığı ne peki detayli bilgilendirin, kac gun kalacagiz burda diyr sormuş. Kadın cevao vermeyip eşimin üstüne yurumus, bir de polis çağırmış. Polisler bile kadının deli oldugunu soylemisler esime. Ugrasma bunla demisler. Zaten hemsireler kendi aralarinda konusurlarken duydum sinir krizi gecirip masanin ustunu dağıtmış kadın. Abdülhamid hoca ara ara yanimiza geliyordu. O da söyledi ayni seyi bana da yaptı. Kizimin hastalığını soylemedi dedi. Doğubeyazıtta bir arkadasinin çalıştığı hastaneye gidin dedi. Biz onun yerine zorla ambulandla devlete sevk ettirdik kendimizi. Çocuğun bağırsak yada cigerlerinde hiçbir şey çıkmadı. Kan tahlilleri temizdi. Sarılığı yüksek çıktı sadece.
Ama dediğim gibi sahibi degistiyse daha iyi olmuş mudur emin değilim. Biz ordan kurtulmak için gün saydık resmen. 4,5 sene yaşadım, azap gibiydi. Sizi de Allah kurtarsin.