Ben 16 yaşımdayken kucağıma yenidoğan erkek kardeşimi verdiler. Baktım iyi ilgileniyorum anneme işe çıkması gerektiğini söyledim. Çünki 30 yaşından sonra istediği mesleği kazanmış ve çalışmak istiyordu. Kardeşime ben baktım ben büyüttüm. Daha 2 yaşındaydı, çok aktif ve yaramazdı, her çocukta olduğu gibi. Totosu yere değmezdi. Ama onu öyle bir disiplinli büyüttümki bizim evimize geldiğiniz zaman asla bir yerleri dağınık göremezdiniz. Sadece her yer oyuncak olurdu. Tüm yerler oyuncaklarla dolu olurdu. Demem o ki asla çekmecelere dolaplara saldırmazdı. Çocuk bu, böyle şeylere ilgi duyar ve annelerde bir bir açıklar bak bu çekmecede ne var neler var niçin orayı karıştıramaylz diye. Kardeşim tv ve telefonla 6 yaşında tanıştı . O zaman bile asla ilgisini çekmezdi . Sadece günde yarım saat ingilizce videoları açarsım izlerdi. Öyle ki 2 yaşında bülbül gibi konuşurdu, ingilizce ve rusca 10 a kadar sayar, ingilizce ve rusca 20-20 kolat sözleri anlayıp söylerdi. Her şey anneden geçiyor. Etrafınızdaki bir çok kişi size aynı şeyi söylüyorsa psikoloktan önce kendiniz bir pedogoga yanaşın çocuk büyütmek hakkında destek alın. Ben bunu 16 yaşımda başardıysam siz de başara bilirsiniz. Kimse sizin çocuğunuzu çekmek zorunda değil, ya evine gitmeyin ya da çocuğunuzu misafir giderken uyarın. Şimdi kardeşim 7 yaşında çok keşifci ve hala da aktif ve yaramaz çocuk. Aktiflik ve yaramazlık kelimesinin içinde hadbilmezlik yok sakın yqlnış anlamayın. Kimseyi bu zamana kadar rahatsız etmedi. Heryerede birlikte giderdik . Arkadaşlarımla buluşunca bile yanımda götürürdüm oda orda kendine arkadaş bulurdu yada oynardı