Merhaba kızlar
Ben 29 yaşında, şu anda hamileliğimin son haftalarındayım. Bu yazıyı yazmakta çok zorlanıyorum çünkü kelimeler bazen yaşadığım duyguların ağırlığını taşıyamıyor ya da ben tam anlatamıyorum. Neyse, yine de anlatmak istiyorum. Çünkü çok yalnız hissediyorum. Çünkü belki benim gibi hisseden biri daha okur ve “sadece ben değilim” der belki. Buradan çok tanıştığım insan oldu.
Ben panik atak ve anksiyete ile uzun yıllardır mücadele ediyorum. Bazen yıllarca sesini kesip ortadan kayboluyor, sonra hayatımda en mutlu olduğum anlarda yeniden çıkıp geliyor. Öyle zamanlarda kendimi tarifsiz bir korkunun içinde, kontrolü tamamen kaybetmiş gibi hissediyorum. Bunu bilenler çok iyi anlar: Panik atak sadece “korku” değil. Sanki ölümle yaşam arasındaki çizgi yok olmuş gibi… Sanki bedenimden çıkıp bir yere savruluyorum. Ve her defasında tekrar geri dönmek için mücadele etmek zorundayım.
Cidden dramatize etmek istemiyorum. Ama şu an içimden geçenleri yazmazsam çatlarım. Yengeç burcuyum bir de 😂 yaşamayan bilmez o hissi. 100 kere ölürsün. Günlerce yalvardıgımı bilirim allaha, allahım nolur al canımı bitsin bu işkence diye. Ama şimdi karnımda kızım var. Ona bir şey olacak korkusuyla anksiyete ve panik ile savaşamıyorum.
Hamilelik öncesi tüm bu vesveselerim geçmişti.
Hamileliğim ise bambaşka bir deneyim oldu. Hiç beklemezdim bu denli artacağını. Kızımı kucağıma almak için sabırsızlanıyorum ama bu süreç, hayal ettiğim gibi geçmedi. Özellikle son haftalarda, art arda gelen depremlerle birlikte korkularım tetiklendi. Her anım zehir, her anım kabusa dönüştü. Her sarsıntıda, her sarsıntı ihtimalinde tüm bedenim alarm moduna geçiyor. Sanki beynim artık sadece “kaç” komutunu tanıyor. Beynimin kimyası tamamen bozuk. Pasiflora şurup içiyorum sadece. Parasempatik sinir sistemim iflas etmiş gibi. Vücudum sürekli diken üstünde. Tansiyonum çıkacak mı, başıma bir şey mi gelecek, bebeğime zarar verir miyim korkusuyla uyanıyorum. Uyumadan önce bile “ya gece bir şey olursa” düşüncesi zihnimi kemiriyor.
Bebeğim şu ana kadar çok şükür sağlıklı.
Annemi ve eşimi çok seviyorum (eşim çocukluk aşkım, çok aşığım ona) ama bazen onların da benden bıktığını düşünüyorum. Çünkü her gün yeni bir korkuyla, yeni bir krizle karşı karşıya kalıyorlar. Hamilelik sadece bana değil Onlara da yük oldu. yük olduğumu, her şeyin benden dolayı bozulduğunu düşünüyorum. Biliyorum, bu sadece benim iç sesim ama o ses bazen o kadar gerçek geliyor ki. Ağlama krizine giriyorum. Özellikle son 4 haftadır yapabildiğim şeyleri yapamamaya başladım. Arkadaşlarıml bir kafede buluşup kahve içmek hayal oldu. Akraba ziyareti yapamıyorum çünkü kalabalık beni geriyor ve direkt çarpıntım tutuyor. Beynim sanki uzun zamandır görmediğim birini görünce “kaç” moduna giriyor. (Eski topraklara anlatsan ne dalga geçerler ne şımarıklık derler😂)
Baş ağrıları, diş sıkmalar, boğazda düğüm, midede baskı, göz kararmaları, “şimdi tansiyonum çıkıyor” korkusu… Her günüm bu döngüyle geçiyor. Ve en kötüsü, kimse gerçekten ne yaşadığımı bilmiyor gibi hissediyorum. Ve en kötüsü ben delircem mi? Ben deli miyim korkusu.
(Konu hakkında tüm bilimsel makaleleri okudum ve tüm kitapları da)
Panik atak bir insan olup karşıma geçseydi, cidden feci döverdim onu.
Yine de direniyorum.
Ve bugün, bu yazıyı buraya yazıyorum çünkü biliyorum ki anlatmak da bir direnme şekli. İçimi döktükçe rahatlıyorum belki bir gün dönüp okurun gülerek diye. (İnşallah)
Hayatta kaldığım, pes etmediğim, bu savaşı sürdürmeye calısıyorum. Az kaldı.
Ayeıca ilaç kullan destek al diyem olacaktır. Hamilelik öncesinde citoles kullanıyordum. Gebelikte bıraktım ancak dogum sonrası yeniden ilaç + terapi alacağım. Lütfen bana dua eder misiniz?
Önerlerileriniz varsa severek dinlerim