Doğum üzerinden birkaç gün geçmiş biraz da toparlanmış olarak doğum hikayemi yazmaya fırsat bulabildim sonunda.
İkinci gebelik sürecim bu. İlk kızımı 2022’de sızıntı şeklinde su gelmesinden dolayı vajinal doğumla ve suni sancı alarak 39+3’te dünyaya getirmiştim. Bu kızımda ise işler pek de planladığım gibi olmadı ve sezaryen ile doğmak istedi meleğim, çok şükür sağlıkla da geldi önemlisi bu.
Hamilelik boyunca ölçümlerde biraz bizi yanıltan bir kız oldu, özellikle kafa çevresi sanki ayda hiç gelişim göstermiyor gibi geriden ölçülüyordu. Perinatoloji konslarında anlaşıldı ki makat geliş olduğu için kafası kavun gibi uzunlamasına duruyor ve tam ölçüme imkan vermiyor ve poposu aşağıda kaldığı için de çoğunlukla cinsiyetini göstermiyordu. 30.haftadan sonra her kontrolde bu şekilde geri ölçülen kafa çevresiyle biraz tedirgin bıraktı bizi. Gittiğim her kontrolde ise makat geliş olarak görülüyordu zaten hamileliğimin son haftalarında bile karnım hiç aşağı düşmedi ve yoğunluğu karnımın yukarısında hissediyordum dönmeyeceği belliydi. Fakat kontrollerde dönme ihtimali olabilir diye bekletmek istedi doktor çünkü ilk doğumum vajinaldı ve bir risk olmadıkça bunu da vajinal yapmak istiyordum. 39+6’da son kontrolüme gittim. Artık çocuk miadını doldurdu 40haftalık olacak yarın, daha fazla anne karnında bekletip riske atmanın anlamı yok diyerek sonraki gün için anestezi işlemleri için sabah erkenden çağırdı beni doktorum. Sabah büyük kızımı anneme bırakıp eşimle birlikte hastaneye gittik. Önce hastane yatışım yapıldı sonra anestezi işlemleri halledildi ve bekleyiş başladı. Eşim kızımın yanına gidecek annem benim yanıma gelecekti ki artık hazırlan alıyoruz denildi. Üstümü çıkarıp ameliyat önlüğünü giydim ve sedyeye binip ameliyathaneye çıkarıldım. İçerisi hazır olunca alacağız denildi ve ameliyathaneye girdim. Hangi anesteziyi tercih edeceğim soruldu tekrar, bilincinde olabilmek için genel değil spinal anestezi istedim. Sedyede oturttular ve kambur durmamı istediler sonra belimin ortasında iğneyi hissettim ardından bacaklarımdan aşağı bir sıcaklık döküldü. Tekrar yatırdılar sedyeye ve artık başlıyoruz denildi. Bir anda kulak çınlaması ve mide bulantısı başladı o esnada beni sürekli konuşturmaya çalışıyorlardı. Tansiyon düşmesi bekliyoruz bulantın olursa yutma kus denildi. Açıkçası ağrı acı değil de böyle garip sallantılar hissediyordum vücudumda çok tarif edilebilebilecek bir his değil. Derin nefes almaya özen gösterdim bu süreçte çünkü mide bulantım devam ediyordu. Kakasını yapıyor bu bebek dedi doktor sonra oh çişini de yapıyor çok yaramaz diyip latife ettiler. Ve ağlama sesi duyuldu kızım doğmuştu. Benim dikişlerimin atılması bir zaman aldı tabi sonra odaya çıkarıldım. Bacaklarım kütle gibi uyuşukluğu çok rahatsız etti beni bebeği rahat emziremiyordum. Neyse ki birkaç saat sonra uyuşukluk geçince daha rahat hissettim üstümü giyinip yürümeye başladım. Dikişlerimin hareketimi kısıtlaması harici bir sorun yaşamadım çok şükür, hala da beni zorlayan dikişlerden dolayı rahat hareket edememek. Ertesi gün gazımı da çıkardım bol yürüyüş yaptım ve su içtim. Açıkçası kahve içme hoşaf içme gibi şeylere ihtiyaç duymadım. Baş ağrımda olmadı gaz problemimde. Sonraki gün bende de bebekte de her şey yolunda olduğu için hastane çıkışımız yapıldı. Şimdi kızımı yatağımda emzirirken yazıyorum bunları ☺️ açıkçası hem normal doğum hem sezaryen doğum deneyimlemiş biri olarak her ikisinin de farklı aşamalarda farklı zorlukları var. Biri daha kolay biri daha zor demek çok da mümkün değil. Sonuçta bi can çıkıyor içimizden ve cennet boşuna ayağımıza serilmemiş.