Biraz geç oldu ama ben de doğum hikayemi sizlerle paylaşmak istedim. Çünkü biliyorum ki özellikle doğum yaklaştıkça tedirginlik artıyor ve doğuma karşı daha fazla merak oluşuyor. Özellikle 36. Haftadan sonra her günüm doğumumu düşünmekle geçti. Keşke akışına bırakıp bebeğimle aynı bedende olduğum günlerin tadını çıkarsaydım da diyorum fazlasıyla. 39+4 haftalıkken belime giren ağrılar akşam 9 dan sonra şiddetlenmeye başladı. Ara ara kesik kesik vuran ağrıları fazla ciddiye almadım. Zaten 2 haftadır ara ara belime ağrı giriyordu. Nst te de hafif sancı çıkıyordu. Bu sefer olan ağrıların da yalancı doğum sancısı olduğunu düşündüm çünkü doğurmaya dair Ümitlerimi yitirmiştim 😁 son kontrolüme gittiğimde doktor bebeğin henüz kanala girmediğini ve doğumunun belki 40 haftayı geçeceğini söylemişti. Halk dilindeki deyimiyle karnımda bir gram inmemişti. O güne dönersem 12 gibi uykuya dalmıştım. Sonra bir anda belime ve kasıklarıma vuran daha şiddetli bir ağrıyla uykumdan uyandım. Kalktım ve evde biraz yürüyüş yaptım. Sonra koltuğa oturduğumu hatırlıyorum. Bir anda suyumun birazı geldi. Sonra eşimin yanına suyum geldi demeye gittiğim anda ayakta suyumun geri kalanı bir anda boşaldı. O sırada dayanılmaz sancım yoktu. Hemen doktorumu aradım, banyo yaptım ve bebeğimin eksiklerini tamamlayıp yola koyulduk. Hastaneye gittiğimde su gelişi ve 2 cm açılmam vardı. Hemen yatışım yapıldı. 1 buçuktan 4 e kadar süren aralıkta dayanılmaz derece de sancım ve kasılmam yoktu. Ama şiddet giderek arttı. 7 cm açılmadan sonra sancılar biraz dayanılmaz bir hal almaya başladı. Belime vuran ağrının nasıl olduğunu anlatamam. Sürekli gelen ve nefessiz bırakacak cinsten bir ağrı. Ebe, bebeğin kanala inmediğini ve ayağa kalkıp çömel kalk hareketi yapmamı söyledi yoksa süreç uzayacak dedi ama yapmak ne mümkün. Birkaç kez denedim ama ne yürüyebildim ne çömel kalk yapabildim. Bu anlar bence doğumun en sıkıntılı olduğu anlar. Nefesi fazla tüketmemek bebeği derin derin ve sakince nefes almak çok önemli bence. Gereksiz yere bağırmanın ne bebeğe ne bize faydası var. Böyle böyle saat sabah 6 yı buldu sonrasında ebe geldi ve sancılarım geldikçe derin bir nefes alıp sancım geldikçe çenemi göğsüme dayayıp büyük tuvaletimi yapar gibi ıkınmamı söyledi. Sonrasında doğumhaneye aldılar. artık açılmam 10 cm yi bulmuştu. Çatala çıktım ve sancım geldikçe anlattıkları şekilde ıkındım. Sadece bol bol sakince nefes alıp gücüm yettiği kadar ıkınmaya çalıştım. Gereksiz yere bağırmadım kendini yormadım nefessiz bırakmadım ve sadece kendime güvendim. Bir süre sonra bebeğim yumuşacık teniyle kucağımdaydı. Sonrası tarif edilemez zaten. Henüz doğum yapmadıysanız kafanızdaki soru işaretlerini bırakın, etrafınızdaki insanlara kulaklarınızı kapatın ve kendinizi akışa bırakın. Çünkü herkesin hikayesi farklı ve özeldir 🩵🩵