Merhaba anneler,
Gebelik sürecim boyunca riskli bir gebelik geçirdim. Her aşamada burada bilgilendim, korkumu telaşımı yendim. Çok erken haftalardan beri erken doğum riskim vardı. Çok şükür bebeğimle birlikte dayandık. Doktorum 38+0 a sezeryan planladı. Ama son hafta bebeğin çok aşağıda olduğunu ve sadece yatmam gerektiğini söyledi. Dediği gibi de yaptım. 37+5 gecesi düzensiz gelip giden bir bel ağrım başladı ve her zaman olan kasılmalarımdan biraz daha şiddetli kasılmalar yaşadığımı farkettim. Ama son aylarım hep kasılma ve sancı ile geçtiği için kendimi endişelendirmek istemedim. 37+6 da sezeryanima bir gün kala sabah 5 buçukta uyandım. Pıt diye bir ses duydum. Nişanımın gelmiş olabileceği aklıma geldi ama su hissetmiyordum. Yataktan kalkmamla birlikte bacaklarımdan aşağıya sular akmaya başladı. Tuvalete gittiğimde hem nişanımın hem suyumun gelmiş olduğunu gördüm. Hemen doktorumu aradım ve hastaneye geçtik. Orada ilk defa çatı muayenesi yaptı ebeler. Çatımın çok dar olduğunu zaten normal doğuma hiç uygun olmadığımı söylediler. Normalde geçmişte panik atağı olan bir insandım. Bunun yanı sıra kalpte küçük bir delik, ankilozan spondilit gibi ek hastalıklarim vardı. Gebeliğim bu yüzden doğumdan aşırı korkarak geçti. Fakat o an annelik insana bir sakinlik getiriyor. Sürekli dua edip sükunetle ameliyathane sıramı bekledim. 3 saatlik bir bekleme sonucunda ameliyathaneye alındım. İçimden sadece Ayetel Kürsi okuyup hicbirsey düşünmemeye çalıştım bir an. Anestezi doktoru sırtımın çok ödemli olduğunu ve muhtemelen spinalin olmayacağını söyledi. Başka bir hocalarını çağırdılar ve ultrason eşliğinde tek girişte spinal anestezimi gerçekleştirdi (Allah ondan razı olsun). Sonra bacaklarıma doğru bir sıcaklık ve uyuşma hissettim. Hemen beni yatırdılar. Etrafımdaki ekiple sohbet ederken kalbimin çok hızlı çarptığını hissettim ve hafif midem bulandı. Hemen çeşitli ilaçlarla durumu kontrol altına aldılar. Korkmanıza hiç gerek yok, herkes çok iyi gözlem yapıyor ve hemen müdahale ediliyor. Doktorum karnımı boyuyor zannederken bir ağlama sesi duydum. Nasıl yani bu kadar çabuk mu dedim. Yıktı ameliyathaneyi kızım. Artık ben de anne olmuştum. Getirip hemen yanağıma koydular. Tarif edilemez bir duygu, sanki o yaşıma kadar tüm ömrümü o an için yaşamış gibi hissettim. Bebeğimi bebek bakım odasına götürdüler. Bir an önce dikişim bitsin diye dua ettim. Doktorum en son eliyle karnıma bastırıp kanama kontrolü yaptığını ve kirli kanın atılmasını sağladığını söyledi. O an sadece baskıyı hissettim fakat hiçbir şekilde acı yoktu. Sonra odama götürüldüm ve bebeğimi getirdiler. O ağladı, ben ağladım, eşim ağladı. Dünyanın en güzel kokusu koynumdaydı. Acımı, ağrımı, yaşadığım tüm zorlukları unuttum sanki. Sadece ona odaklandım. İlk gün çok kolay geçti dersem yalan söylemiş olurum. Ama her zaman bunun bir süreç olduğunu bilerek ağrımı çektim. 6 saat sonra ayağa kalktım. Derin nefes alıp tam karşıya bakarak kalktım. O an sadece iç organlarımin yerleştiğini hissettim. Sonra her iki saatte bir yürümeye çalıştım. Yürüdükçe açıldım. Sezeryan sonrası ilk günler 4,5 litre su içmemi, bol bitter çikolata yememi, kahve içmemi ve ilk gün başımın seviyesini yüksekte tutmam gerektiğini söyledi doktorum. Dediği herşeyi yaptım. Çok şükür baş ağrısı vb. problem yaşamadım. Şu an 3 günlerde günlüğüz. Evimize geldik. Yavaştan ayaklandım. Bebeğimle hasret gideriyoruz. Sadece sütüm hala damla damla çok çok az geliyor. Sarılık olmaması için her emzirme sonunda kaşık biberon ile mama takviyesi yapıyorum. Kaşık biberon hayat kurtarıyor. Emmeyi asla reddetmiyor. Doğum çantanıza eklemenizi tavsiye ederim. Herkese sağlıklı kolay doğumlar dilerim. Gerçekten korkulacak hicbirsey yok. O an kendinizi ve bebeğinizi Allah’a emanet edip, pozitif düşünün, sağlıkla kavuşacağınızi hayal edin 😍