Size çok çok güzel bir doğum hikayesi anlatamayacağım maalesef.
Hep hayalini kurduğum o gün hastane çalışanları yüzünden nasıl bir travmaya dönüştüğünü kabusa dönüştüğünü anlatmak istiyorum.
Okumak istemeyen geçebilir.
- Haftamda bebeğimin gelişimi birkaç hafta önden durduğu için suni sancı ile doğumun başlatılmasina karar verildi.
Öncelikle devletin sağladığı hastane imkanları çok güzel bunu söylemeden geçmek istemiyorum.
Normal doğum için tek kişilik oda veriyorlar size yanınızda 1 refakatçi ile büyük bir odada yalnız kalıyorsunuz içeride duş wc pilates topu vs gibi imkanlar var. Aynı odada doğum yapıp bebeğinizi yanınıza veriyorlar ve 24 saat yine orda kalıyorsunuz. Sonrasında taburcusunuz. Veya hala kalmaniz gerekiyorsa servise 2 kişilik odaya alıyorlar.
Bu kadar güzel imkanlarin içinde insafsız ve vicdansız insanların ellerine düşünce maalesef hiçbirinin bir ehemmiyeti kalmıyor.
Neyse ikindin odama alındım suni sancı süreci başladı fitil verilerek. Sonrasinda her saat başı berbat bir şekilde yalapşap alttan muayene edildim.
Artık 4,5 saat sonra zaten o muayene acisindan dayanamamaya başladım rica etmeme rağmen biraz yavaş yapmalarını sende amma nazlisin denilerek devam edildi.
Bu arada gece 1 den sonra sancılarım sıklaştı 4 den sonra tekrar azalmaya başladı ve sancı kalmadı.
Sabah Muayene eden doktora söyleyince koyduklari fitilin yerinin tamamen kaydığını o yüzden sancılarımin geri gittgini söyledi. Yani 8 saattir açılmam var mı diye bana eziyet eden ebe hemsire vs her kimse fitilin yerini sürekli değiştirip düzgünce koymadığı için sancı sürecim başa döndü.
Doktorun düzeltmesiyle tekrar başlayan sancılarım ertesi öğlen yeniden hızlandı. Bu süreçte bir iki insan evladı dışında sürekli azarlayan hayvana davranır gibi davranıp konuşan çalışanlarla muhatap olduk.
Asıl şimdiden sonra başlıyor doğum hikayem, aktif bu 1 dk da bir gelen aşırı olan sancı sürecim benim 10 saate yakın sürdü. İkindin suyum ve kanamam başladı fakat normal denilerek birakildim.
Sürecin sonlarına doğru artık 8 cm açılmam varken bayilmaya başladım annem sularla ıslatıp uyandırıyordu sancı şiddetinden yüzüm ellerim kalıp ensem boynum karnım heryerim uyuştu. Annem artık lütfen bir şekilde süreci kolaylaştırmalari için rica etmesine rağmen “kızınızın daha ilk doğumu hemen doğuracak mi saniyorsunuz ne zaman bebek iner o zaman geliriz” diyerek azarlandi.
Ben artık bayılıp bebeğimi doguramamaktan endişeleniyordum. Dedim ben bu masada kalicam bari bebeğim doğsa da ne olacaksa öyle olsa..
En son 10 cm açılmam oldu ve hala doğuma almadılar.
Üzerine ıkınma hissin gelince ikin diyerek yalnız birakildim.
Sonrasında 2 ıkınma ile bebeğimin başını hissettim çığlık attım.
Üzerine hepsi geldi ve 10 dk içinde bebeğim kucagimdaydi koca süreci tek başıma yaşamıştım.
10 cm açılmaya bebeğimin başı gelmesine ve yavrumun 2400 doğmasına rağmen koca bir kesi atmışlar.
Dikiş için daha önce tek 1 kez dikiş dikmiş asistana dikişlerimi yarım saatte attirdilar ve yanlış diktiği için tekrar söktürüp yine aynı kişiye tarif edip başında durmadan diktirdiler ve kontrol etmediler. Onca sancı doğum acisi üzerine birde 2 kez uyusturulmadan acemi birinin elinde dikiş acısı yaşadım onca ağrının içinde.
Birkaç saat sonra kendime gelip giyinmek için kalktığımda bayıldım çok kan kaybettiğimden değerlerim tamamen düşmüş muayene sırasında dikişlerimin düzgün atılmadığıni başka bir doktor fark etti.
Ve gecenin 3 ünde 3. Kez tekrar dikildim.
Pazartesi girdiğimiz hastaneden Perşembe akşamı ancak çıkabildik.
Sözde normal doğum yaptım fakat dikişlerimin defalarca sökülüp dikilmesinden oturamiyorum bebeğimi tutamıyorum emziremiyorum.
Neredeyse tek başıma doğurduğum bu süreçten bu travmayı nasıl atlatacagimi da bilmiyorum.
İçme suyumuz bittiğini ilaçlarimi icecegimi söyleyip su istedigimde bu sizin sorununuz diyen hemşireyi sonra kendi suyunu getirip veren ebeyi de unutmicam.
İyi vicdanli insanlar da vardı ama 10 da 1 ini oluşturuyor bu grup maalesef.
Yani koca hastanelerimiz var her türlü imkan var ama içindekiler işinin hakkını vermeyi geçtim normal standart bir şekilde bile yapmadiktan sonra neye yarar.
Kimi kime nereye şikayet edelim bilmiyorum, bir anlamı da yok. Dönüşü olmayan telafisi olmayan şeyler yaşadım.