Herkese merhaba arkadaşlar. Hamileliğim boyunca normal doğurabilmek için haftada 2 gün pilates dersi aldım. Doğuma hazırlık eğitimlerine katıldım. Hep hareket halindeydim. Zaten 37.haftaya kadar da çalıştım. Hayalim kasılmaları evde karşılayıp son 5 dk hastaneye gidip süreci böyle yönetmekti. Tamamen müdahalesiz ve doğal bir doğum planladık doktorumla. Çatı muayenem vs hepsi çok uygundu. Hamileliğimin 38.haftasından sonra influenza oldum maalesef. Çok ağır geçti. Bu da suyumun azalmasına sebep oldu. Hal böyle olunca doktorum 40+0a kadar bekleyip sonra mecburen doğumu başlatacağız dedi. Yine egzersizler, hurmalar, ananaslar ne varsa yaptım. Tüm tuşlara bastım yani. Ancak maalesef oğlum kendisi gelmek istemedi. 8 şubat sabahı hastanede yatışım yapıldı ve suni sancı verildi. Yaklaşık 12 saat boyunca suni sancıya rağmen 1 cm bile açılmam olmadı. Tüm bu süreçte sadece nstdeyken uzanıp dinlendim. Sürekli duş ve egzersiz döngüsü içindeydim. Su içmem bile yasak olunca çok yoruldum. Hiç açılmamın olmaması motivasyonumu çok düşürdü. Çevremdekiler de canını çıkardın artık yeter sezaryen ol mahvoldun diye sürekli beni ikna etmeye çalıştılar. Ama normal doğum için bu kadar çabalayınca vazgeçmek istemedim bir türlü. Yine de çok yorulmuştum. En son ebe tekrar açıklık kontrolü için geldiğinde kafamı kaldıracak mecalim yoktu ve 12 saat daha sürebileceğini söyleyince sezaryene karar verdim. Sezaryenden daha çok korkan biri olarak şunu söyleyebilirim ki korkulacak hiçbir şey yok. Elbette kolay değil ama anlatıldığı gibi de ölüm gibi bir şey değil. İlk yürüyüşten o kadar korkuttular ki ben kalkarken eşim yorgunluktan uyuyakalmıştı. Onu bile uyandırmalarını istemedim. Velhasılı işin sonunda her şey olacağına varıyor. Minik oğlum şu anda uyuyor ve annelik öyle bi şey ki asla ameliyat olmuş gibi hissetmiyorum. Tüm varlığımla ona adapte oldum. Anneler stres yapmayın ve sadece anı yaşayıp çocuğunuzu hayal edin. Hepinize çok güzel doğumlar diliyorum ♥️🌸