Bugün ikili test sonucu ve cinsiyet öğrenmek için iki hafta önce doktorumuzun söylediği gibi randevu alıp hastaneye gittik eşimle. İki hafta önceki doktorum Dr. Selver Özge Şefik o kadar hoş o kadar ilgili davrandı ki tekrar kendisinden randevu bulunca hemen aldım. Selver hanımın yönlendirmesi üzerine iki hafta sonra cinsiyete bakıp ikili test sonucunu öğrenecektik. Fakat MHRS doktor değişikliği yapabildiğinden bir anda başka doktorun muayene sırasında bulduk kendimizi. Yapacak bir şey olmadığından ismini vermek istemediğim doktorun muayene sırasını bekledik. Önceki randevuda Selver hanımdan ilgi ve alaka gördüğümüz için ve cinsiyet öğrenme ümidi ile son derece heyecanlıydık. Fakat odadan çıkarken neredeyse ağlayacaktım. İsmini vermek istemediğim doktor “eşim gelebilir mi?” Diye sorduğumda çok keskin ve sert bir şekilde “hayır hayır kesinlikle” diyerek bana sesini yükseltti. Nitekim konuşurken yüzüme bile bakmıyordu. Sonra beni “neden bu kadar erken geldin, bu kadar sık gelmeye gerek yok” diyerek azarladı. Yine sesi yüksek tonda ve sertti. Önceki sefer doktorumun söylemi üzerine geldiğimi söylememe rağmen erken geldiğimi vurguladı. Bebek hakkında sorduğum soruları ise cevapsız bıraktı. Çocuk ters duruyor diyerek cinsiyeti söylemediği gibi fotoğraf çekmek istememe rağmen ekranı durdurmadı ve utana sıkıla gergin ortamda bir kez daha hatırlatıp fotoğraf çekecektim diyerek tekrar sedyeye çıktım. Çıkarken beni dahiliyeye yönlendirdiklerini söylediler fakat hangi sebeple hangi değerden ötürü olduğunu bile zor öğrendim. Kısacası içeriye güler yüzle heyecanla girip büyük bir üzüntü ve sanki suçlu edasıyla çıktım. Ben kariyer meslek sahibi bir insanım. Özel kurum kuruluşlara karşı olumlu düşüncelerim olmadığından devletçi bir zihniyette olduğumdan devlet hastanesine ve Türk hekimlerine güveniyorum. Fakat hastane odasında bir avukata yapılan muamele bana şunu öğretti ben dahi o esnada bebeğimin heyecanı ve biraz da cinsiyet ümidi ile sesimi çıkarmadan o odadan çıkmak zorunda kaldım. Peki sırada bekleyen onlarca yüzlerce hasta… Bakın ben işini özenle yapan danışanlarına ve müvekkillerine karşı saygılı bir avukatım. Haklarımı ve sorumluluklarımı çok iyi biliyorum ve altını çizerim ki kamu vazifesi icra ediyorum. Fakat ücretimi devletten almıyorum. Doktordan beklentim güler yüz neşeli tavırlar değil, yorgun olabilir, o gün gününde olmayabilir ama sorduğum soruya cevap vermek ve beni kale almak zorunda. Etlikten sonra özel hastaneye gitmek zorunda hissettim. Zira ne sonuçlarım hakkında ne de bebeğim hakkında bilgi alamadım. Akabinde şans eseri Dr. Ahmet Cingi’den randevu alıp muayene oldum. Etlik hastanesinde ters duruyor dedikleri bebeğim nasıl olduysa dönüverdi ve bebeğimizin kız olduğunu öğrendik. Doktor Bey elimdeki cihazı nasıl kullanırsam bebeği öyle görürüm diyerek bana mevzuyu açıkladı. Bebekle alakalı kısa bir muayene sonrası bana pek çok bilgi verdi ve inanın muayene çok da uzun sürmedi. Kendisi ile tanıştığımız için çok mutluyuz. Ve devlet hastanesindeki bu tavır beni hem maddi hem de manevi olarak zarara uğrattı. Özel hastaneye para vermek zorunda kaldım, ki Dr. Ahmet Cingi ile tanıştığımız için mutluyuz. Devlet hastanelerindeki bu kibirli ve ukala tavrı kesinlikle kabul etmemeliyiz. İşini hakkıyla yapan binlerce doktor müstesna.. ama işte bazıları var ki tüm meslektaşlarını zan altında bırakıyorlar. İnsanlar mecbur oldukları için geliyor, muayene olmak zorunda oldukları için… kimse keyfinden sabah sabah işini gücünü bırakıp azarlanmak, kale alınmamak ve sanki suçluymuş bir kabahat işlemiş gibi muamele görmek için devlet hastanesini tercih etmiyor. Yine de her şeye rağmen işini hakkıyla yapan doktorlara güvenerek ve denk gelmeyi ümit ederek süreci tamamlayacağız.