Merhaba,
Hamileliğim boyunca burada hep pozitif normal doğum hikayeleri okudum. Aklıma en ufak olumsuz bir şey getirmedim.
Hamileliğim de hem özel kliniğe hem de şehir hastanesine kontrole gittim. Özel klinikteki doktorumun doğum fiyatları yüksek gelince şehir hastanesinde doğum yapmaya yöneldim. Şehir hastanesindeki doktorlar bebekle ilgili ayrıntılı bilgi vermediği için özel klinikteki doktoruma gitmeye devam ettim.
35+2 haftalıkken özel klinikteki doktorumda randevum vardı. İlk Nst’me bağlandım. Kasılmalarım yüksek çıkmıştı. Aslında kasılmalarım belli bir haftadan itibaren vardı ama ilk hamileliğim olduğu için anlayamadım. Kasılmalar yüksek çıkınca doktor alttan muayane edince 2 cm açılmam olduğunu ve 10 güne doğurabileceğimi söyledi. Ciğer geliştirici iğne yazdı ve 24 saat ara ile yaptırmam gerektiğini söyledi.
35+4 haftalık olduğumda oğlumun sabah kıpırtırısını az hissettim. Normal şartlarda aşırı hareketliydi. O saatten öğlen saatine kadar kıpırdamadı. Meyve suyu içtim, çikolata yedim sol tarafıma sessiz ortama geçip uzandım. Çok hafif kıpırdayınca içim rahatladı. Öğle saatinden akşam 6 ya kadar hiç kıpırdamadı ne yaptıysam sonra şehir hastanesine gittim. Ultrasonda kıpırdıyor doktor sen hissetmemişsindir dedi. 2 cm açılmam olduğunu söyleyince alttan muayane etti 3 cm olmuş dedi. Nst’ye bağladım ve sancılar yüksek çıktı. Hemen yatış verdiler.
Doğumhane katına yarım saat içinde çıkardılar. Muayane odasına aldılar tekrar alttan bakıldı açılmam 4-5 cm arası olmuş. Ya bugün ya da yarın doğurursun dediler.
Tek kişilik doğum odasına aldılar. Odaya aldıktan 5-10 dakika sonrada refakatçi olarak annemi aldılar.
Tekrar Nst’ye bağladım. Sancılar yüksek çıkıyordu ama ben hissetmedim. 15 dakikada bir, doktor ve ebe açılmam ne kadar artmış diye kontrole geldiler. Ebe lavman yaptı ve 15 dakika sonra tuvalete çıkmam gerektiğini söyedi. Ama 3 dakika falan anca dayanabildim.
Açılmam 6 cm olmuştu. Suyumu patlattılar. Sebebini sorduğumda suyumun sızdığını berrak mı değil mi bakmaları gerektiğini söylediler. Suyumu patlatırken acı hissetmedim.
Nst’den arada çıkarılıp yürüyüş yaptım.
Normalde sancıları hissetmeyen ben sancıları hissetmeye başladım. Hiç bağırmadım. Bağırmanın beni yorucağını biliyordum. Ebe ve doktorlar ne dediyse onu yaptım. Suni sancı verilmedi. Ebe doğru nefes alış verişi öğretti. Bunu yapınca biraz daha iyi hissediyordum.
Tekrar Nst’ye bağlandım. Sancımın acısı maalesef ki tarif edemiyorum. Kasıklarımdan bacaklarıma kadar vuruyordu. Tam olarak hatırlamıyorum ama 2-3 saat sancı çektim.
En son ebe açılma ne kadar diye kontrole geldiğinde artık ıkınma çalışmaları yapman lazım. Bebeğin başına dokunabiliyorum dedi. Nasıl ıkınmam gerektiğini de anlattı.
Her sancım geldiğinde kendi kendime ıkındım. 10-15 dakikada sonra odama malzemeleri getirmeye başladılar. Tüm her şey hazır olduktan sonra doktor ve ebem artık her şey senin elinde güzel ıkınırsan çabuk biteceğini söylediler. (Bana ıkınma hissi gelmedi.) Dedikleri gibi de oldu. Oğlumun ağlama sesini duydum. Bir kaç dakika sonra da plesanta doğdu. Kesi ve dikişim oldu. Kesiyi hissetmedim. Dikişin sadece ipleri huylandırdı.
Doğuma giren ve gelip gidip açılmamı kontrol eden doktorlar ve ebeler o kadar iyilerdi ki anlatamam. Hatta çalışma saati biten ebenin nolur gitme dediğim için doğuma girdi ondan sonra gitti. Güç verdiler, moral verdiler, yapabileceğimi söylediler. İyi ki şehir hastanesinde doğum yapmaya karar vermişim hiç pişman olmadım.
Oğlum hafta olarak küçük doğmasına rağmen küveze alınmadı. 24 saat ikimizde hastanede kalıp taburcu olduk.
Hangi doğum şekli olursa olsun herkese güzel ve kolay doğumlar dilerim.