https://forum.mutlubebekleriz.com/d/1811750-sefakoy-100-yil-ilkokulu-ogretmen-eziyeti
Üstte linkini bıraktığım benim ilk postumdu. Okuyanlar bilir… O kadar çok destek oldunuz ki hepsi çok kıymetliydi ama maalesef ben iyi değilim. O günden beri kendimi toparlayamıyorum. Tuna da öyle…
Kaygı bozukluğu kekeleme ve anksiyete belirtileri başladı Tuna’da. Nedeninden bahsetmek istiyorum. Yine uzun olacak hakkınızı helal edin lütfen.
Okulun 3.haftası Tuna’yı okula göndermeye devam ettim. Linkini bıraktığım postta en son yorumda açıklamalar mevcut. Tuna yine çok sağlıklı bir süreç geçirmiyordu hissediyordum ama sanki zamanla yoluna girer diye düşünüyordum. Ardından 4.hafta 30.09.2024 tarihinde öğretmeni S. YT. aradı. '‘Sen bana ne yüzle bakacaksın, cimere şikayet etmişsin, dava edeceğim seni’' dedi. Bu da sanırım bardağı taşıran son damla oldu. Müdüre çıktım direkt ve ali kıran beş kesen mi yoksa öğretmen mi? öğretmeninizi kontrol altına alın bu nasıl iş dedim. Müdür Bey sakinleştirmeye çalıştı konuşacağını söyledi. O gün ve ertesi gün Tuna’yı elinde kitapları defterleri kalemleri ağlarken sırada buldum. Ne olduğunu sorduğumda bir şey olmadığını söyledi hep. Ama normal bir ağlamak değil çaresizce sessizce ağlıyor ve öğretmeni çocuğumun suratına dahi bakmıyor. Sonra 1 gün okula göndermedim ardından 2 gün daha göndermeye başladım. Allah beni bildiği gibi yapsın… Neyin inadı bu? Niye yolluyorsun? Gerekirse kalsın sınıfta ya ne var yani. Tekrar okusun 1.sınıfı… Tuna da kekemelik gibi bir şey başladı. O anlara şahit olurken içimde neler koptuğunu size tarif edemem… Hala ısrarla öğretmeni idare etmeye çalışıyorum. :)
Öğretmen sınıf grubundan yazdı biri masa örtüsünü kesmiş. Ben de o kadar panik ve stresim ki Tuna yaptı herhalde dedim gittim 2 tane masa örtüsü bıraktım. O gün rehberliğe Tuna’nın durumunu da soracaktım. Rehberlik önünde beklerken X öğrenci yanıma geldi öğretmenim seni çağırıyor diye gittim. '‘Ben seninle artık iletişim kurar mıyım? Ben seninle artık konuşur muyum? Seni dava edeceğim avukat arıyorum’' dedi. Bunu tüm sınıfın önünde yaptı. Rehberliğe gittim anlattım dilekçenizi verin değişiklik için sizi destekleyeceğim bu sefer dedi. Verdim ve izin kağıdı alıp Tuna’yı okuldan aldım o gün. Ve yine aynı gün bu olaylar olmadan önce Tuna’nın dil terapistine başladığını bu sürecin biraz sancılı geçebileceğinden bahsederek kendisine yazmıştım. Eve gelince bir baktım tek çizgi… Hala öyle. Beni engellemiş.
Rehber öğretmeni bir keresinde Tuna’nın tenefüste ağlama krizine girdiğini kendini yerlere attığını söylemişti. İlaç kullanmayı düşünmüyor musunuz hala dedi bana. :) Öğretmeni tarafından kötü muameleye maruz kalan Tuna, akran zorbalığına uğrayan Tuna, ailevi de bazı sıkıntıları var. Tüm sıkıntılarla baş etmeye çalışan ve karşılığında bu tepkiyi veren Tuna ama ilaç kullanmasını mı tavsiye ediyorsunuz hala doktor edasıyla dedim sustu. Yanlış anlaşılmasın ilaç karşıtı olduğumdan değil ama çocuğumun psikolojisini bozmak için ellerinden geleni yapıp hiçbir şekilde yardımcı olmayıp öğrenciyi etiketleyip veliye baskı yaparak tek seçenek olarak ilaç demeleri çok kötü bir durum.
Bunun üzerine danışmanlık almak amacıyla psikoloğa götürdüm. Görüşmenin sonunda algısının, sosyal-görsel-duygusal zekasının çok iyi olduğunu ve çok mutlu bir çocuk olduğunu ama okulda yaşadığı sorunlar nedeniyle kaygı bozukluğu olduğunu söyledi.
Psikoloğuna şunları anlatmış: Arkadaşlarının ona kötü davrandığını bunu öğretmenine söylemek istediğinde öğretmeninin onu dinlemediğini ya da inanmadığını söylemiş. Zorlandığı derslerde yapamadığında öğretmeni '‘Tuna sen de bitir artık şunu, yap artık şunu’' şeklinde zorladığını söylemiş. Ayağa kalktığında ona bağırdığını söylemiş, psikoloğu ayağa kalkmamak gerekir derste gibi bir şey söylediğinde ama herkes kalkıyor demiş. İlaç işleri o kadar kolay değil bunun bir sürü prosedürü var sizin çocuğunuz bu durumla ilişkili şeyler yapmıyor ama bu sınıfa devam ederse daha da kötülemesi çok normal olacak dedi.
Dil terapistine gitmeye başladı. Daha ilk seansta yaşadıklarımız ile Tuna’yı bağdaştıramadı o da konduramadı. Sınıfını değiştirmem gerektiğini söyledi.
Çocuklara kızamıyorum nasıl kızabilirim… Onlar ne görürse onu uyguluyorlar. Zorbalık eden çocuklarla sağlıklı iletişim kurulmadığına eminim. Eğer ki bu yapılsaydı onlar da sağlıklı bir ilerleme kaydedebilirdi.
Şimdi niye durdum durdum bunları yazıyorum… Çünkü ısrarla okula göndermeye devam etmemden anlayacağınız üzere sorunun yine Tuna ya da ben olabileceği konusunda endişelerim vardı. Okuldan geri kalmasını da istemiyordum. Gerçi daha şimdiden 8 gün devamsızlığı var yani ara ara göndermemeye devam ettim. Fakat duygu durumumu değiştiren bir şeyler duydum. Cimere şikayet ettiğimi de duymayan veli kalmamış bu arada…
Okuldan bir arkadaşımın ders saatı acıkıp sınıftan kantine kaçan başka bir öğrenciye karşı öğretmenin tutumunu anlattı. '‘öğretmen: Buraya gel, öğrenci:sen buraya gel, öğretmen:hayır sen benim ayağıma geleceksin’' dediğine şahit olmuş. Çok etkilenmiş ve üzülmüş. Daha sonra başkalarının da benzer sorunlar yaşadığını ve başka velilerin öğretmenin çocuklara çok fazla bağırdığına şahit olduklarını öğrendim.
Bir sınıf toplantısında öğretmenin bir anına şahit olduk tüm veliler ile birlikte. Bir şeyi gösterecekken tahtada 2-3 dakika eli havada öyle kaldı. '‘ben ne yapıyorum, ben ne yapıyorum, ben ne yapıyorum…’' diye bir kaç kere tekrarlayıp toparladı. Bu durum hepimizin dikkatini çekti. Ayrıca hep suçlayıcı bir tavır takındı… Okumayı başaran 5 öğrencinin ismini saydı mesela içlerinde Tuna da var ama ne önemi var ki? Bu diğerleri için haksızlık değil mi? Daha okulun 1.ayındayız… Öğrenciler sınıfta öğretmenden bi habermiş tenefüs zili çalınca kimse yerine oturmuyormuş koridorlarda geziniyormuş hepsi… Sorun çıkaran bir kaç öğrenci varmış çocuklara soracakmışız kimmiş onlar diye…
Ben öğretmenin bazı sorunları olduğuna inanıyorum. Aklıma başka hiçbir şey gelmiyor.
2.Cimer şikayetimi de yaptım bu arada tüm kanıtlarımla birlikte ve okula da göndermiyorum. Önümüzdeki hafta için de rapor almaya çalışacağım. Fakat bir şeyleri anlamaya çalışırken okula göndermeye devam etmem büyük hataydı. Keşke hiç göndermeseydim. Akademik olarak oldukça iyi durumda bu arada. Ama ne önemi var ki… Şu an ikimizin de pek iyi olduğu söylenemez. Yine sınıfı değişmezse bu sefer ilçeye gidip başvuru yapacağım ve yine olmazsa okul değişikliğini deneyeceğim. Bu arada bilmeyenler için: artık eskisi gibi bağışla vs sınıf/okul değişikliği yapılmıyor. Bakanlık otomatik atama sistemine geçtiğinden beri bu işler çok zorlaşmış. Okul için ikamet değişikliği şart, sınıf değişikliği için de bakanlık onayı şart. 7-10 gün arası sınıf değişikliği için beklemek gerekiyormuş. Bu da şansımıza bu yıl başlayan bir şey.
Çok üzgünüm çok üzgünüz… Hayatımızı devam ettirmeye çalışırken çok zorlanıyoruz. Kendimizi mutlu etmeye çalışacak yollar arıyoruz. İçimdeki sıkıntı ve stres bitmiyor. Okula göndermezsem geri kalır, okula göndermezsem sınıfta kalır, gönderirsem yaşadıkları devam edecek psikolojik olarak yıpranmaya devam edeceğiz, seneye tekrar okusa bu sefer 1 yaş büyük olacak başka sorunlar yaşayacak, sınıf değişikliği 10 güne olmayacak, okul değişikliği neredeyse imkansız, özellere maddi olarak yetemeyiz… Böyle anlatırken yazarken gidiyor kelimeler ama o anlarda ne kadar seçeneksiz olduğumuzu ve tek başımıza kaldığımızı anlamanız güç olabilir.
Umarım bir çocuk daha bunları yaşamak zorunda kalmaz…