Moz Hamile kalmadan önce yıllık kontrollerimi yaptırdığım bir doktorum vardı. Çok severdim kendisini, hatta çok saçma gelecek ama hamile olduğumu öğrendiğimde hemen randevu aldım ve mutluluğumu paylaşmak için gidip doktoruma da hediye aldım. :) Öyle severdim kendisini. Muayene günü geldi, eşimle heyecandan titriyoruz. 4 haftalıkken öğrenmiştim -ki bu çok erken-, çatı muayenesiyle bakmak istedi. Kabul ettim sorgusuz. O muayene ederken ben sürekli onun yüzüne bakıyordum, hiç güzel bir ifade göremedim. İlk cümlesi şu oldu “Keseyi düzgün görmüyorum. İlk gebeliklerde kayıp çok olur, hiç canınızı sıkmayın. Ben sana progestan vereceğim, bir hafta hareket etme, dinlen. Zaten kötüyse kendiliğinden gitsin” gibi bir sürü şey duydum. Beynimden vurulmuşa döndüm. Güzel haber alma ümidiyle gittiğim doktorumun bu durumu böyle ifade etmesi çok canımı sıkmıştı açıkçası. Belki sıkıntılı bir gebelikti, belki kötü sonuçlanabilirdi ama cümleler böyle olmamalıydı. O geceyi evde nasıl geçirdiğimi bir ben bir Allah bilir. Bu durumu Koç hastanesinde çalışan bir hemşire arkadaşıma anlattım. O da sağolsun o gece çok sevdiğim o hastanedeki bir perinatologa anlatmış. Benim için randevu aldılar ve ertesi akşam koşarak gittim. Bu doktorumda en etkili şekilde muayene yapabilmek için çatı muayenesi yaptı ve dönüp “hiçbir şeyin yok, git ve keyfine bak. Ben olsam doktorunun verdiği ilacı vermezdim, istersen yinede kullan. Bu ultrason cihazı öyle bir şeydir ki bazen neyi nasıl görmek istersen öyle görürsün. Sadece çok erken bir zamanda öğrenmişsin, gidip bir hafta sonra gel yine bakalım ama kese bozuk falan değil” demişti. Şu an 36+2’deyim. Kızımı kucağıma almaya gün sayıyorum. Sana tavsiyem mutlaka bir perinatologa görün. Ben İstanbuldan taşındım, şu an Kuşadasındayım. Bu doktorumun tavsiyesiyle Aydın’da başka bir perinatologa devam ediyorum. Onuda o kadar çok seviyorum ki.. Bu benim başımdan geçen hikayeydi. Umarım sağsalim bebeğini kucağına almak nasip olur. Lütfen pozitif düşün ki bebeğinde bunu hissetsin.