Herkese selaaam kızlar. Öncelikle şunu söylemeliyim ki şuan bu satırları gözleri dolu dolu yazıyorum. Aslında en baştan hikayem çok uzun ama fazla detaya girmeden kısaca anlatmaya çalışacağım. Direk doğum hikayesini okumak isteyenler buradan direk ikinci paragrafa geçebilir 🙂 6 senelik evliyim. 4 senedir çocuk sahibi olmak için uğraşıyoruz. Bu yolda 4 kayıp yaşadım. 2 si klomen le hamile kalınmış, 2 si de tüp bebekti. İkinci düşüğümde dış gebelik yaşadığım için sol tüpüm tahriş oldu bu yüzden sonrasında doğal gebelik olamadı. Çünkü asıl çalışan yumurtalığım sol yumurtalıktı. Bu sebeple tüp bebeğe başvurduk ama süreçte rahmimin ciddi şekilde Y formunda olduğunu öğrendik ve bu yüzden ameliyat olmak zorunda kaldım. Sonrasında yapılan ilk tüp bebeğim 16. Haftada rahim ağzı yetmezliği sebebi ile kayıp oldu, 2. Tüp bebeğim ise 6. Haftada kalbi durdu. Bunun üzerine doktorumdan 3. Transferi yapmadan önce gerekli bütün testleri yapmasını istedim. Çünkü artık son denememdi, olmazsa artık bu sayfayı kapatacaktım. Sonuç olarak yapılan genetik testlerde gluten hassasiyeti, rahimde katil hücre varlığı (erken hafta düşük sebebi) ve kan pıhtılaşma sorunu çıktı. Tabiki dünya başıma yıkıldı bunca sorun sıkıntı ile hiç umudum kalmamıştı. Bu sırada normalde sperm değerleri çok iyi olan eşimin stresten değerleri düşmüştü. Sağolsun doktorum genetik doktoru ile ortaklaşa bir ilaç protokolü hazırlayarak gebeliğimi sorunsuz atlatmamı sağladı. Benzer sorunları olanlar süreci merak edenler soruları varsa özel olarak cevap verebilirim. Gelelim doğum hikayemeee 🙂
Gebeliğimin 13. Haftasında önceki kaybımdan dolayı serklaj operasyonu geçirmiştim. En başından beri de yatak istirahati yaptım hiç kalkmadım. 36. Haftaya gelince doktorum serklajımı aldı. Ben alınır alınmaz, hadi en fazla bir haftaya doğum olacağını sanıyordum ancak olmadı, baktım doğum bir türlü başlamıyor aktivitelerimi arttırdım ve sonunda 40+1 de bir gece kasılmalarım hafif hafif başladı. Saat tuttum 15 dk da bir ağrısız kasılmalarım vardı. Tecrübeli bir arkadaşıma sordum, tamamdır yarın akşam bu saatlerde kucağında olur muhtemelen dedi. Beni tabiki aldı bir heyecan 🥰 gece 1 saat uyudum 4 gibi uyandım kasılmalar 5 dk da bir hafif sancılı bir hale gelmişti. Aslında niyetim süreci evde geçirmek son anlarda hastaneye gitmekti ancak kasılmalar ile bebeğin hareketlerini hissedemediğim için önlem amaçlı acile gittik. Ebe açılmama baktı hiç yoktu sancılar 2 dk da bire inmişti. Ancak açılma olmadığı için ve bebeğin kalp atışları iyi olduğu için sancılarımı evde karşılamamı önerdiler. Sabah 6 gibi eve geldik 1 e kadar zaman zaman dört ayak üzeri, zaman zaman duşa girerek sancılarımı karşıladım. Sıcak su ve dört ayak üzeri durmak gerçekten çok rahatlatıcı oldu. Tekrar hastaneye gittiğimizde sancılarım çok şiddetli ve dk da 1 e düşmüştü. Ancak açıklık kontrolünde hala hiç olmadığını yalnızca rahim ağzının sıfırlandığını söylediler. O an beynimden vurulmuş gibi oldum çünkü gerçekten ağlatacak sancılar çekiyordum ve 9 ay bebek erken gelmesin diye yatıp doğum esnasında açılma olmaması şok etti. Doktor 2 saat kadar bahçede yürüyüş yapıp gelin dedi. O sırada ben annemlerin tavsiyesi ile hiç açıklık yokken sancılar gelince ıkınmaya başladım bunu özellikle yazıyorum bu asla yapılmaması gereken birşeymiş. Bebeğin kanala yanlış yerleşmesine sebep oluyormuş. Ikınma tam açıklıkta yapılırmış. Neyse 2 saat sonrasında tekrar kontrol edildiğinde sadece 1 cm açıklık vardı. Bu sırada ben hemşireye sezerryane alın diye yalvarıyordum ancak kabul etmediler. Ben Fransada yaşıyorum ve burada anne bebek için hayati bir risk yoksa sezeryan yapmıyorlar. Bu sırada toplamda 12 saattir sancı çekiyordum. Tam ebe beni sancı odasında bırakıp çıkmışken bebeğin kalp atışlarında ani bir düşüş oldu. Hemen gelip takip altına aldı bir süre sonra geri yükseldi. Ancak tekrar olursa sezeryan düşünebiliriz demişti ki yaklaşık bir 10 dk sonra tekrar ciddi bir düşüş yaşadık. Hemen nöbetçi perinatalog çağırılıp sezeryana alındım. Sezeryanım epidural ile oldu. İğne takılırken hiç acımadı ancak ilacı verirken sancılarımı iki katına çıkardı. Planlı sezeryan olsaydı tabi bu olmazdı. Bunlar olurken bebeğin kalp atışı bir düşüyor bir yükseliyordu. O anki korkumu gerçekten anlatamam. Titreyerek operasyona girdim. Yaklaşık yarım saat sonra bebeğim çıktı ama ağlamıyordu. Uzun süre çektiğim şiddetli sancılar sonrası kakasını yapmış ve kakalı su ciğerlerine kaçmıştı. Hemen gözlem altına alınıp aspirasyon yapıldı. Solunum sıkıntısı olursa cihaza bağlayacağız dendi ama şükür gerek kalmadı. Yaklaşık 15 dk sonra eşim bebeğimizle birlikte yanıma geldi. O an gerçekten tarifi mümkün olmayan bir an. Hem korku hem sevinç hem şaşkınlık. Rabbim isteyen ve hak eden herkese nasip etsin inşallah ❤️