Merhabalarrr..
Buraya doğum hikayemi yazmak için çoookkk hevesliyken doğumumla beraber bir bebenin tüm hayatım olacağını tahmin edemedim :). Nereden başlayacağımı bilemeden en baştan başlamayı tercih ediyorum. 10 aylık evliyken hamilelik haberi ile hem şaşkınlık hem sevinci bir arada yaşamıştık. Her şey güzel başlamıştı tabii bulantılarım ve ara ara lekelenmelerim oluyordu ama bunları bir problem olarak görmemeyi kabul etmiştim. Aynı zamanda çalışıyordum ve hep kendimi dinç tutmalıydım. 4.ayımızda büyük bir cinsiyet partisi yaptık kızımızın cinsiyeti çok sevdiğimiz dostlarımızla beraber öğrendik. Her şey hala çok güzel ilerliyordu oh be benim hamileliğim rahat geçiyor vs diyordum kendi kendime. Taaa kiiii 29.haftada Hidronefroz ( gebeliğe bağlı böbrek genişlemesi) olduğumu öğrenene kadar. Sizlere de bilgi olması için belirteyim; sağ yan ağrım vardı ve gittikçe artıyordu doktoruma bir kontrolümde belirttim ve bana ‘sakın hidronefroz olmayasın’ deyip hemen yan çevirdi ve sağ böbreğimi ultrasonuyla inceledi veeee böbreğimin genişlemeye başladığını hemen bir Üroloğa görünmem gerektiğini söyledi. Aynı gün hastanenin üroloji doktoru ile görüştüm kendisi de kontrollerini yaptı ve böbreğimin 19mm e kadar genişlediğini söyledi. 1 hafta ilaç ile enfeksiyonunu düşürelim enfeksiyona bağlı da genişlemiş olabilir dedi. Eğer bu 1 hafta içinde böbreğim küçülmez ise böbreğime bir stent yerleştirileceğini söyledi. Hamileyken Ameliyat olma düşüncesi beni inanılmaz germişti o 1 haftayı nasıl geçirdiğimi bilemeden bir haftanın sonunda hemen doktorun kapısını çaldım tekrar böbreğimi inceledi ve böbreğim bu sefer 23mm e kadar genişlemişti. Artık kaçamazdım stent takılması gerekiyordu. O hafta içinde stent takıldı böbreğime ve benim kabus dolu günlerim başladı stentle beraber iyi olacağımı düşünürken daha beter oldum. Ama bu tamamen benim şanssızlığımdan çünkü takılan stent içimde enfekte olmuştu ve bana dayanılmaz ağrılar ateş yapıyordu. 1 ay sonra 1 hafta enfeksiyondan yatışım yapıldı toparladım dedim ama beni sadece 1 hafta idare etti ve tekrar enfeksiyondan yatışım yapıldı bu sefer 20 gün hastane yatışının ardından stentim tekrar bir ameliyat ile değiştirildi. Hamileliğimin son ayıydı ve yarım yamalak iyi halle atlattık.
veee geldi 40.hafta. Bizim Bebişten ses Seda yoktu yalnızca düzensiz kasılmalarım oluyordu ama asla doğum için yeterli değildi. Kadir gecesi günüydü ve artık bayram girecekti araya o sebeple doktordan randevu alıp gittim. Doktorum muayene etti ve ‘ Bugün suni sancı ile alalım bebeği, bayram geliyor ve eğer doğumun kendiliğinden başlamazsa bebek içeride kakasını yiyebilir.’ Dedi. Büyük şaşkınlık ve heyecan içinde eşimle eve uğrayıp doğum çantamızı aldık annelerimizi aradık ve tekrar hastanenin yolunu tuttuk. Yatışım yapıldı ve doğumhanenin kapısında artık eşimle vedalaşmam gerekiyordu. Bana doğum yaptığım gün için en unutamadığım anı sorsanız bir bebeğimi gördüğüm an derim bir de eşimle vedalaştığımız o anı söylerim. Ona baktığım an 7 yıllık beraberliğimiz bir film şeridi gibi gözümün önünden geçti ve ona olan sevgim içimde kaynamaya başladı. Bebeğimizle Geri dönüşümüz nasıl olur ? Geri dönebilir miyim acaba ? ona tekrar sarılabilir miyim ?diye diye bir çok sorular geçti aklımdan ve gözlerimden yaş olarak düştü. Devlet hastanesi olduğu için eşim tabii ki doğumhaneye giremiyordu yalnızca kadın bir refakatçi bana eşlik edebiliyordu annemle beraber doğumhaneye geçtik. Bizi tek kişilik bir odaya aldılar orada her şey vardı zaten yatak da doğum yatağıydı sancın yeterli noktaya ulaştığında ebeler doğumu o yatakta hemen başlatıyorlardı. Orada da farklı doktorlar tarafından muayenem yapıldı alttan muayenemi de yaptılar ve o muayeneden sonra sanırım doğumu uyardılar ve benim nişanım gelmeye başladı açılmam da 3cm di . NST cihazına bağlıydım sancımı takip ediyorduk annemle beraber. Yarım saatte bir alttan muayene ediliyordum ve hala suni sancı verilmemişti yavaş yavaş açılmamda artıyordu. 5cm olmuştu. O süre içinde aklıma gelen herkese özellikle bebek duygusunu tatmak isteyen her kadına binlerce kez dualar ettim. Ben NST ye bağlı olmadığım zamanlarda hep gebe okulunda öğrendiğim nefes egzersizlerini ve çömelme hareketlerini yapıyordum bol bol odada yürüyordum, pilates topuyla hareketlerimi yapıyordum ve sancılarımı karşılıyordum. Annem bu zaman içinde hep bana dualar okuyordu. Yanımızda Fatma Ananın eli otunu getirmiştik onu da hemen suya koyduk. Doktorlara ne zaman suni verilecek diye soruyordum sürekli artık bir şekilde doğurmak istiyordum suniden korkan ben bir anda tüm korkumu yenmiştim. Sancılarım 6-7 dakikada bir geliyordu. Her dakika doğuma daha da yaklaştığımı hissediyordum. Ama hala suni verilmemişti. 6 doktor bir anda odama geldiler ve doğum şeklimin nasıl olacağını tartıştıklarını bize haber vereceklerini söylediler. Şok olmuştum doğum şeklime karar verildiğini ve suniyle normal doğum yapacağımı düşünüyordum. Annemle beraber beklemeye başladık. 10-15 dakika sonra doktorlardan biri geldi ve böbreğimdeki stentin ve enfeksiyonumun normal doğum için risk oluşturduğunu sezeryane alınacağımı söyledi. Şok oldum ve doktor gittikten sonra anneme sezeryan istemiyorum sezeryan istemiyorum diye tekrar onun küçük çocuğuymuşumcasına ağladım. Ah anneler iyi ki varsınız yoksa bu nazımızı kim çekerdi. Annem hep beni motive edici konuştu bebeğime kavuşacağımı sadece bunu düşünmem gerektiğini her şeyin güzel olacağını söyledi bana. Hemşirelerden biri geldi sondamı taktı ve beni Tekerlekli sandalye ile ameliyathaneye götürdü. Ben ameliyathaneye giderken o koridorda hala ağlamaya devam ediyordum. Ameliyat masasına alındım ve anestezistler tarafından epiduralim yapılması için pozisyon aldım. 4 kere iğne batırıp tekrar çıkardılar. Ve kendi aralarında konuşuyorlardı. 4.batıştan sonra bana hemen hemen yatmam gerektiğini söylediler ayaklarımı uzattım ve masada yattım önüme perde çekip bir kaç bez attılar üstüme ve sezeryanim başlıyordu. Karnıma soğuk bir şeylerin değdiğini hissettim ve hemen yanımdaki anesteziste ‘soğukluğu hissediyorum bir sorun yok değil mi ‘ dedim o da bana ‘hayır hafif bir şeyler hissedersin sorun yok’ dedi. Ardından sıcak sıcak kesilmeleri hissettim ve o an asla hatırlamak istemediğim çığlıkları attım. Kafamı yukarı kaldırıp tansiyon ekranına bakıyordum tansiyonum 19 olmuştu ve sadece çığlık atıyordum en son ‘bu kadar zor olmamalı bir şeyler ters gidiyor’ dediğimi hatırlıyorum sonrasında gözlerimi odamda açmıştım ve Minik bebeğimi annem kucağıma veriyordu. O an geçmişe dönük her şeyi unuttum bebeğime süt vermek için can atıyordum annemin de yardımıyla hemen emzirmeye başladım o kadar güzel o kadar kutsal bir duyguydu ki. Eşimde gelip gördü bembeyaz kartopu gibi bir bebek doğurmuştum :). Dünya da ondan daha güzel hiç bir şey olmadığına o an ikna oldum.
4 gün hastanede müşahade altında tutuldum ve sonra taburcu olup evimize geldik.
Benim doğum hikayem böyle arkadaşlar, hiç bir şey tahmin ettiğim gibi gitmese bile Ne olursa olsun bebeğimi sağsalim kucağıma alabilmiştim. Gerisinin inanın hiç bir önemi olmuyor ♥️🌹