yesildeniz hiçbir engeliniz yoksa normal doğum tabikide. Sezaryen hiçde öyle anlatıldığı gibi kolay değil emin olun. Ben ilk doğumuöu mecburi ve ani sezaryene alındım oğlumun kalp atışları düştüğü için. Öncesi bile eziyet özel hastane olmasına rağmen sondamı bile hazırlık aşamasında taktılar resmen içim parçalandı sandım. O güne kadar hiç ameliyat dikiş vs başıma gelmemişti. Ameliyattan sonrası ap ayrı bi eziyet, karnın 7 kat kesilip dikiliyor ve en geç 6 saat sonra ayağa kalkıp yürüyorsun dünyanın en zor ameliyatından biri bence. İlk ayağa kalktığında belinden altını hissetmiyorsun sanki boşluktasın, acılar içinde yürüyorsun en kötüsü ilk 1 hafta birine muhtaçsın. Annen eşin kayınvaliden kimin varsa artık, ben ilk 3 4 gün uzanıp uyuyamadım bile yatağımda oturur pozisyonda uyudum hep gece bebeğe kalkabilmek için. Hastaneden eve dönerken arabayla o kasislerden geçmenin acısı topuk kanı bilmem nesi evden çıkmak zorundasın yolculukta insanın karnı acıyo. Çoğu insanın amelyattan hemen sonra sütü gelmiyo. Sadce dikiş acısı değil ameliyattan sonra 15 gün kaburgam kırık sandım baskıdan mı oldu artık gaz mı doldu bilmiyorum sağa sola rahatça dönemedim. Yetmiyor dikişler iyileşirken haşır haşır kaşınıyor. Spinal anestezi iğnesinin yapıldığı yerde ömür boyu geçmeyen bi ağrı olacak bunu bilin mesela diyelm ki sırt üstü yere uzandınız kalkarken hep iğne yerinin ağrısını hissediyorsunuz.Açıkçası BENCE sezaryen mecbur kalınmadıkça tercih meselesi olmamalı. Zaten iki doğumuda yapmış annelerin yorumlarını okuyun çoğu sezaryenin daha zor olduğunu söylüyor. En güzeli vajinal doğum şartlarınız uygun olduğu için şükür edin derim. Sağ salim kavuşmanız dileğiyle