Migrenligebe kusura bakmayın ama insanımız dinlemekten ve anlamaktan kaçınıyor. İkili-üçlü-dörtlü testler TARAMA testidir, adı üzerinde. Yani risk gösterir. Bebeğin kesin down sendromlu gibi bir sonuç vermez. Çıkan sonuç bebekteki sıkıntılı olma risk düzeyini gösterir. bunda annenin yaşı-akraba evliliği-sigara kullanımı vs de etkendir.
Şöyle örnekleyeyim, emniyet kemeri takmadan seyahat ederseniz, kaza anında, hayatınızı kaybetme riskiniz %70. Bu her emniyet kemersiz yolculuk yapanın hayatını kaybettiği anlamına mı geliyor? Hayır.
Zaten bu testler sadece risk gösterdiği için, yüksek risk gelince, meslektaşlarım amniyosentez veya benzeri ileri tanı testlerini istiyorlar, kesin sonucu öğrenebilmek için. Amniyosentezde de “ya bebeğim düşerse” korkusu yüzünden çoğunluk yaptırmıyor ve gereksiz bir gergin bekleyiş başlıyor, gebeliğin sonuna kadar. Oysa ki günümüzde, amniyosentez sonrası düşük riski %1 lerde... o kadarlık düşük riski siz sokağa çıktığınızda da var.
Sonunda ne oluyor, ikili tarama testi sonunda yüksek risk geliyor, amniyosentez yaptırılmıyor, bebek doğunca da “doktor down sendromlu demişti, sapasağlam doğdu” oluyor. Halbuki alakası yok. Doktor down sendromlu demedi, ihtimal var dedi sadece, ihtimal. Hiç bir doktor, durduk yere bir annenin karnından sıvı almaya da meraklı değil ki, durduk yere bu teste yönlendirsin.
@Deletedmom58 ye sonuna kadar katılıyorum, keşke biraz daha bilinçlenme adına adım atılsa da, böyle yanlış kanılara düşülmese.