Sevgili arkadaşlarım. 39+0da çok şükür ben de normal doğum yaparak bebeğimi sağlıkla kucağıma aldım. Başlığa pozitif dedim ama şimdiden uyarayım biraz zorlu bir doğum süreciydi sancı ve dikiş korkusu olanlar okumasın, benim hikayem zorlu ama doktorlarım ve ebelerim sayesinde çok sağlıklı biten bir hikaye oldu bu yüzden pozitif başlığıyla yazdım.
Gelelim hikayemize :)
Dün bütün gün boyu kızım sürekli karnımda toplanma hareketleri yaptı yani bir tuhaflık olduğu belliydi ama ben doğum psikolojisinden çıktığım için çok rahattım. Gece saat 04.00’da rahmimde çok değişik bir baskı ve acı duydum bir de akıntı hissettim. Tuvalete kalkayım dedim ki bir an yaklaşık 1 su bardağına yakın su geldi. Bu su çok net anlaşılıyor arkadaşlar yani idrardan ve sizden bağımsız olduğu için anlıyorsunuz. Neyse ben kısa bi duş aldım üstümü başımı değiştirdim eşimi uyandırdım ve hastaneye geldik. O süre zarfında nerden baksanız 2. Bir bardak kadar suyum daha geldi yani baya hızlı suyum gelmiş oldu ve içinde nişan parçaları da vardı. Neyse nöbetçi doktor açılmama baktı 1 cm idi, nstde de sancılar yüksek çıkınca yatışımı yaptılar, 5te yatışım yapılmıştı. Kayınvalidemi aradık meryem ana otunu suya koydu duasını yaptı. Sonra saat 7 gibi falan annemi aradım o geldi. Doğum sürecinde annem ve eşim benleydi. İlk birkaç saat gelen sancılar şiddetli regl sancıları gibi geliyor. 5 dakikada bir ve kısa soluklu. Onları nefes kontrolüyle çok rahat karşıladım. Gelin görün ki açılmam aşırı yavaştı. Saat 10.00da doktorum geldi ve alttan muayene etti. Daha 3 cm bile değildi ki artık yorulmaya başlamıştım. Bir de ultrason sonucunda çatı kemiklerimin birinin çok basık olduğu ve bebek kiloluysa çok riski olacağı, sezaryene dönebileceğim söylendi. İşte o an dünyam başıma yıkıldı ve tüm enerjim gitti. Çünkü ben hamileliğimin ilk gününden itibaren kendimi normal doğuma hazırlamıştım. 4.ayımdan beri düzenli pilates yapan, çok aktif bir insandım. Son anda bu haber beni çok etkiledi, muhtemelen stres hormonu kaynaklı açılmam da çok yavaşladı. Sonra bebeğin kilosuna bakıldı 3400 civarı gözüküyordu, sen bunu normal doğurursun korkma dedi doktorum. Öylelikle yeniden normal doğum sürecine girdik. Velhasıl dostlar benim en büyük zorluğum açılmamın çok yavaş olması oldu. İlk doğumlarda çok normalmiş ama bir noktadan sonra sancıları nefesle ve sakinlikle karşılayamaz hale geldim. Bu benim çok yorgun, uykusuz ve aç olmamla da ilgili olabilir bilemiyorum. Yani şöyle düşünün merdiven inip çıkıyorum, duşa giriyorum duşta pilates topunda zıplıyorum 2 saat falan böyle aktif geçiriyorum, bir bakıyorlar yarım cm açıklık. İşte o zaman biraz umudumu kaybetmeye başladım. Neyse bir noktada artık sancılarda ufak ufak bağırmaya başlayınca ben epidural istiyorum dedim. Benim doktorum 6-7 cm açıklık öncesi epidural vermiyormuş, ben o esnada 4-5 cmlerdeydim. Bana bi kas gevşetici yapıldı. Sonrasında nasıl olduysa açılmalarım ve sancılarım aşırı hızlandı. En son 8 cm açıklıkla beni doğumhaneye epidural takmaya götürdüler, o sırada ben 2 dakikada bir çok şiddetli sancılar çekiyordum. Ameliyathaneye girince ebe alttan biraz uyarı verdi bi de birkaç defa ıkındırdı ve baktık ki açıklık tam oldu ve bebeğin kafası gözüküyor, öyle olunca epidural veremeyiz dediler. Sonra doktorum geldi ve beni ıkındırmaya başladılar ancak bu bahsettiğim deforme olan kemik yüzünden bebeğim çıkamadı. Tam 5 tane ebe ve yardımcıyla doğum yaptım. Birisi kemiği tuttu çekti, 2 kişi bebeği çekti, 2 kişi de karnıma bastı. Benim için hayatımın en zor en acılı anıydı. O kadar ıkınmışım ki yüzümde çatlaklar oluştu. 5 veya 6. Ikınmada falan bebeğim dünyaya geldi, saat 16.26ydı. Yani tam 12 saat süren bir hikaye oldu. Doktorum bebeğin rahat çıkması için ufak bir kesi atmıştı ama kemikteki sıkıntıdan dolayı maalesef yırtılmalarım oldu. Bu yüzden hem içten hem dıştan çok sayıda dikişim var. İç dikişler anestezi uygulanamadığı için hissediliyor ama dıştakileri hissetmedim. Velhasıl benim hikayemi pozitif yapan şey tamamen ebelerin ve doktorun normal doğum için beni aşırı derecede desteklemesi ve ne suni sancı ne de epidural gerekmeden doğurmamı sağlamasaydı. Bir başka hastanede olsam kimse bu durumu riske atmaz beni sezaryen yapardı. Ancak o zaman belki de sütüm gelmeyecek, ağrıdan bebeğimle ilgilenemeyecektim. Şimdi her ne kadar dikiş ağrılarım olsa da ayağa kalkıp işimi görebilirim ve bebeğimle doyasıya ilgilenebilirim bu yüzden hayatımın en zor tecrübesi olmasına rağmen iyi ki normal doğurdum diyorum. 3150 gram, 51 cm olarak dünyaya gözlerini açan yavrum adına hepinize fikir olması için hikayemi biraz uzun yazdım. Aklınızda hangi soru varsa sorabilirsiniz. Herkese hayırlı sağlıklı doğumlar diliyorum. :)