Arkadaşlar nerden başlasam nasıl anlatsam bilmiyorum acı içindeyim. Neyse başlıyorum. Öncelikle belirteyim yurtdışında, tek hastanesi olan küçük bir şehirde yaşıyorum.
21 Ekim saat akşam 10 buçukta sürahiden boşalırcasına suyum geldi ve kanlıydı. Hemen hastaneye gittim, açıklığıma bakıldı ve hiç açılma yoktu. Beni eve geri gönderdiler mecburen evde sancımı çekmeye başladım. Saat gece 4 oldu (22 Ekime geçildi) sancı sıklığım 5 dkda bire düştü ve dayanılmaz bir hal aldı tekrar hastaneye gittik. Açıklığım 3 cm olmuştu. Yatışım yapılmadı bekleme odası gibi bi yerde öğlen 11 buçuğa kadar sancı çektim ve bekledim. Açıklık 6 cm olduğunda beni doğum yapcağım odaya aldılar beklemeye başladım ve sancı çekiyodum. Saat öğlen 4 olduğunda açıklığım 10 cm oldu ama bebek yukardaydı. Plates topunda hareketler yaptım bebek insin diye. Neyse bebek indi başladım ıkınmaya. Doğru nefes teknikleri ve ıkınmayı öğrenmiştim ve çok güzel ilerledi her şey. Saatlerce ıkınmama rağmen bebek gelmedi ve enerjim tükendi zaten hiçbir şey yememiştim hatta önceki günün kahvaltısıyla duruyodum. Kalp atışı 190a çıktı, benim nabzım düştü, riske atmamak için acil sezaryene alındım. Uyuşma kesinlikle olmadı bin defa hissediyorum dedim dinletemedim. Kesildiğim an hayatımın en kötü acısını yaşadım ve hastaneyi inletecek şekilde çığlık attım, sesim kısılmış zaten. Kurbanlık koyun gibi diri diri kesildim. Acıya dayanamayıp bayılmışım. Her şeyi hissettim her şeyi. Ameliyattan çıktığımda gözlerim kan çanağıydı ağlamaktan. İlk defa ölüme bu kadar yakındım. Sonuç olarak, bebeğin boynuna 2 kere kordon dolanmış ve kemiğe takılmış ondan çıkamamış.
Benim doğum hikayem de böyle, Allah hiç kimseye böyle bir acı yaşatmasın, dünyanın en kötü insanı bile bu acıyla sınanmasın. AMİN