Öncelikle anne olsa da olamasa da tüm hem cinslerinin anneler gününü kutlarım. Şu zaman dilimine kendi anneliğimi anlatarak katılayim dedim. Bizim serüvenimiz 8.5 ay önce başladı. Anneliği ‘ben bu yaşıma kadar kendimi yıkılmaz zannederdim’ olarak tanımlayabilirim.
Normal doğum ile başlayan hikayem bir gün sonra sezeryan ile sonuçlanıp 12:31 de prensesim dünyaya geldi. Anneler hisseder sözünü daha ilk dakika kanıtlayan bir ses duydum. Kızım ağlıyor gibiydi ama sesi garipti böyle ağlamaması gerekiyor diye geçirdim içimden ki dediğim gibi de oldu ilk başta solunum problemi yaşadığı için 1-2 saat kadar bebek gözlem odasında kaldı sonra çocuk doktoru odaya gönderdi. Yanımıza geldi ama kafasında hava alabilmesi için fanus vardı kucağıma almayı bırakın yüzünü bile tam göremedim. Emme refleksi hiç yoktu emziremedim. Aradan çok geçmeden yenidoğan uzmanı kızıma bakmaya geldi. Emme refleksi yoktu onu bizim besleyemeyeceğimizi söyleyip yoğun bakıma aldı. Hislerimi tam hatırlayamıyorum sadece süt sağıp yoğun bakıma götürdüğümü hatırlıyorum aradan bir gün geçti taburcu oldum. Bir sonraki gün de emzirmeye çalışalım yarın emzirme için gelin demişti. Doğumun 2. Günü emzirmek için gittiğimde kızımın probleminin sadece emme refleksi olmadığını öğrendik. Önce bize sol kalp sendromu olduğunu söylediler ve iki hastane seçeneği sunuldu. Devlet ve özel hastane daha önce kendi tecrübelerime dayanarak direk özel hastaneyi seçtik doktor ile konuşmak için biz haber vereceğiz dediler. Biz çıktık kimlik çıkartmaya gittik ama ben o sırada sol kalp sendromuna bakıyorum çoğu anne bebeğini kaybetmişti kesin gitti dedim daha kucağıma alamadan onunla vedalaşmak istemiyordum. Biz kimlik için beklerken eşime telefon geldi doktorun bizi beklediği söylediler eşim hemen gitti görüştü ameliyat onayı verildi. Bir sonraki gün cumartesi günü bir hastaneden diğerine transfer oldu. Sol kalp sendromu olmadığını ama kalbinde delik ve aort darlığı olduğunu öğrendik. Pazartesi günü de sabah ameliyata alındı. 14 günlük olana kadar yoğun bakımda kaldı 17. Günde de hastaneden taburcu oldu. Doktor kalbinin üzerinde bağışıklık bezesi olmadığı için enfeksiyona açık bir bebek olduğunu söylediği için eve kimseyi almadık 40 gün boyunca eşim bile işe gitmedi bebekler için yoğun bakımda ayrı kullanılan bir dezenfektan aldık hep kendimizi dezenfekte edip ona dokunduk. 46 cm ve 2560 gram düşünün o kadar küçüktü ki. Aradan 3 ay geçti bu süreç boyunca kimsenin kucağına bile vermedik, kimseye dokundurtmadık. Ve bu zaman sürecinde benim de psikolojik toparlanmam gerçekleşiyordu. Her ne kadar ameliyatı ben olmadıysam bile o kadar uzun süre kendime gelemedim ki hala aklıma düşünceler doldukça ağlıyorum. 3 ay 10 günlük kalp kontrolüne gittik ameliyat bölgesinde er parçası çıktığı için tekrar ameliyat dediler iki gün sonra ameliyata alındı. Aslında bu ameliyatı daha kolaydı ama vücudu reaksiyon verdiği için tansiyonu düştü, damarlar sıvıyı kabul etmedi vücudu ödem yaptı görseniz kirpikleri bile görünmeyecek kadar yüzü şişmişti tabi vücudu da öyle. Bu sefer de 19 günlük yoğun bakım süreci geçirdik. 3.5 aylık bebeğin nasıl becerilere sahip olduğunu düşünün ve bunların hepsini yitirmiş ve yeni doğmuş şekilde size geldiğini düşünün. Kafasının arkası ödemden dolayı yara olmuş kafasını bile sabit tutamıyor… Çok zor günler yine başa sardı tam biraz dışarı çıkmays başlamışken eve kapandık yine ben 2 ay hiçbir yere gitmedim. Şimdi çoğu becerisini kazandı zaten daha bebek 1 ay sonra değil 3 ay sonra gelişsin hiç önemi yok yanımda ve nefes alıyor olması yeterli. Bir de bayram sonrası hafif grip oldu doktora götürelim dedik çocuk bu sefer de korona oldu. Kansızlık ve kanda iltihap da oldu. Kan takviyesi yapıldı, antibiyotik kullandı. bir hafta hastane odasında izole yaşadık ve bunu da atlattı. Şu 8.5 ayda ömrümden 8.5 asır gitti ama ne zaman yaşadıklarım aklıma gelse yine olsa yine yaşarım diyorum. İçimde lohusalık duygularını yaşamadığımın üzüntüsü de var biraz ama kısmetimde yokmuş. İçimde kalan emzirme duygusunu da inatla 8.5 aydır hiç mama vermeden sağım yaparak anne sütü vererej bastırdım. Eşim anneler günü hediyesini biraz erken verdi de benim de aklımdan yaşadığım süreci yazmak geldi. Biraz uzun oldu ama emin olun yaşarken hiç bitmeyecek gibiydi. Çok güçlü bir kızım olduğunu bilin istedim. Ve tekrar ameliyat olma ihtimalimiz var lütfen duanızı esirgemeyin.