Merhaba arkadaşlar 🤗 buraya yazmak doğumdan tam 3 ay sonra nasip oldu bugün kızım tam 3 aylık.
Öncelikle güzel bir hamilelik geçirdim. Ara ara zorlandım ara ara darlandım ama genel olarak güzel bir hamileliğim oldu. Bir an önce şu hamilelik bitse çok yoruldum diyordum. Doktorum çatı darlığımdan normal doğum yapamayacağımı söyledi. Ben hep normal doğum yapmak istedim ama malesef doktor öyle diyince kafalarımız karıştı. Ne yapsak ne etsek dedik düşündük taşındık ve doktorumuza güvenmeye karar verdik. Hiç hazırlıklı değildim sezeryana. Sürecin başından sonuna kadar normal doğum planıyla ilerledim. 8 şubat tarihine gün aldık ve sezeryan ile çocuğumu doğurdum.
Geleyim asıl bundan sonraki duruma. Sezeryan ameliyatım çok kolay geçti. Ameliyattan çıktığımda gülücükler saçıyordum. Canım yanmadı ağrım sızım fazla olmadı. Sadece ben gaz atamadım. Ama normaldede gaz kolay kolay atabilen bir bünyem olmadığı için gaz atamadım. İlk ayağa kalkış kolay oldu ondada zorlanmadım. Gece boyu yürüyüşlere çıktım ve diğer gün taburcu oldum. Eve geldiğimde sezeyanın ameliyat sıkıntısı kendini göstermeye başladı. Kolay yürüyemiyorsunuz. Ben buradaki postlarda hep pozitifleri okuduğum için hep onlarınki gibi olurum diye düşünüyordum ama öyle olmadı. Yaklaşık 10 gün yürürken yarı kambur yürüdüm. Sonuçta bir ameliyat oluyorsunuz hiç kolay değil. Bu durum beni oldukça zorladı. Ben ameliyattan beri hep keşke doktoru dinlemeyip biraz daha bekleseydim dedim. Normal doğum olması için sonuna kadar bekleseydim diyorum. Hala pişmanlığını yaşıyorum. Zorunlu olmadıkçada sezeryanı kimseye önermiyorum. Hiç olmazsa gününüzü doldurmayı bekleyin.
Bittimi daha bitmedi asıl olayı size yazıyorum
çok üzülerek ve maleseflerle söylüyorum ki bebeğimi kucağıma aldığım andan itibaren öfke nefret mutsuzluk duygularım başladı. Çok büyük bir lohusalık sendromuna girdim. Bebeğimi zerre sevemedim. Özellikle o saat başı uyanmalar uykusuz kalmalar üzerine ameliyat yorgunluğu olunca hepten allak bullak oldum. Çocuk yaptığıma pişman oldum. Hayatımı mahfettiğimi düşündüm. Ölmek istiyorum diye dualar ediyordum. Ağlama krizleri, kurtulmak isteme, uzaklaşmak istemeler. Daha neler neler. Bu arada tam 5 ablam var ve 10 yeğenim var herkes oldukça tecrübeli ve etrafımda pır dönüyolardı. Onlar bebeği bakma kolaylığı sağladığı halde ben aşırı zorlandım. Bebeği neredeyse bir ay ben yıkamadım herşeyi ablamlar yaptı sadece emzirmeye kalkıp yatıyordum. Ama daha büyük problemim ise uykuya dalamamak oluyordu. Çocukluktan beri bu problemim var ve malesef genetik. Uykuya dalmam en az 1 saati bulur ee ben dalana kadar çocuk uyanıyor ben uykusuz kalıyorum bu durum beni perişan etti. Zombi gibi uykusuz gecelere merhaba dedim. Sendromumum arttıkça arttı. Buhranlar giriyordu içime. Kalbimde koskaca bir karartı vardı. Artık hayatım hep böyle olacak diyordum. Hamilelik süreci ve daha öncesinden bu yana pskologum olduğu için hemen yoğun bir şekilde seanslara başladık. Çok büyük bir depresyona ve lohusalık sendromuna girmişştim. Bu süreçte eşimden Allah razı olsun çok büyük destek oldu bana. Ne yapabiliyorsa fazlasını yaptı. Bir an olsun ruhumu darlamadan beni kırmadan bu halime büyük bir sabır ve anlayışla karşılık verdi. O benim büyük ilacım oldu. Çok zor süreçler geçirdim. Minnacık bebeğimin en güzel günlerini çok büyük buhranlarla geçirdim. Tabi bu süreçten çıkmak 40. Günden sonra olmadı. Benim 2 ayı geçti yavaş yavaş toparladım. Ama kendimde çok savaştım hem kendimle hem duygularımla. Bir not geçeyim bu süreçte çocuğu hiç bir şeyden mahrum etmedim sevmediğim halde her şekilde ihtiyaçlarını karşıladım yanında olumsuz bir şey bile konuşmadım. Sırf etkilenmesin diye. Emzirirken ağlamadım başka şeyler düşündüm vs. vs.
Dediğim gibi bu sendromu uzun bir süreçte atlatmaya başladım. Pskologumun bana çok büyük faydası oldu. Onun talimatlarıyla ve azmimle yavaş yavaş sendromu atlattım. Çocuğuma ilk sevgi hissettiğimde neredeyse ağlayacaktım. Buymuş dedim annelik. Ne kadar sevindim. Ama sonra dahada iyileşince anneliği çok daha fazla hissetmeye başladım çok şükür dedim. Koca bir oh çektim. Şimdi kızımı çok çok seviyorum. Biraz zor oldu ama bu sendromu yaşayanlar için destek olsun diye yazıyorum. Sakın o karartılarım o buhranların geçmeyeceğini düşünmeyin. Her şey yavaş yavaş geçiyor. Çok ağır bir imtehan ama ağır ağırda olsa bitiyor. O duyguların yerini yavaş yavaş olması gereken sevgi alıyor. Herkes çocuğuyla mutluyken ben niye böyleyim demeyin. Kendinizi suçlamayın bu süreç herkesin başına gelebilir. Yadırganılcak bir süreç değil. Şifanızı aramaktan kaçmayın. İmkanınız varsa pskolog desteği alın.
Bir pişmanlığımı daha dile getireyim Ben 9 senelik evliyim 30 yaşımdayım. 9 sene bile isteye çocuk yapmadım gezdik tozduk hayatı yaşadık büyüklerin erkenden çocuk yapın demelerine kulak asmadık. Ve bu özgür hayatım bir anda kısıtlanınca tepetaklak oldum. Hep diyordumki 30 yaşında daha bilinçli çocuk yetiştiririm. 30 da yapıcam. Ve 30 da yaptım. Şimdi diyorumki büyüklerin her zaman bir bildikleri varmış. 30 yaş bence 2. Çocuk yaşı. Bizim gibi erken yaşta evlenenlere tavsiyem fazla uzatmadan çocuk yapın. Tabi herşey nasip. Ondan ötesi yok ama hani geç yapalım diye düşünüyorsanız büyükleri dinleyin. 30 yaş ilk çocuk için bana ağır geldi. Gerçektende yaş ilerledikçe çok daha zorlanılıyormuş.
Bir de ben sosya medyada takipçisi fazla olan biriyim. İnstagramda bir kitlem var instagram hesabımın adı seymausta oradan ekleyebilirsiniz. Bu süreçte orayı bile görmek istemedim insanlardan iletişimden uzaklaşmak ve hesabı kapatmayı dahi düşündüm
Biraz uzunca yazdım ama bunu yaşayanlara destek olması açısından detaylıca anlattım. Bu duygularınızı saklamayın ve suçlu hissetmeyin.
Benim en büyük şansım ailem oldu. Hepsi aşırı destek oldu. Ablaların çokluğu veli nimet oldu. Annemlere gidip orada kaldım kafamı dağıttım böyle süreçler asla yalnız atlatılmıyor. Kafanızı ne kadar dağıtırsanız o kadar rahatlıyorsunuz. Ailenizden destek almaktan çekinmeyin. Benim kızım böyle kalabalık ailede sevgi yumağı oldu. Şimdi sessiz ortamı sevmiyor hep birileri onunla konuşsun istiyor 😂
Başına gelmeyenlerin asla anlayamayacağı duygular. Rabbim kimseye bunu yaşatmasın. Hep sevgi dolu musmutlu doğum hikayeleriniz olsun. Bu arada çokça tesbih çektim. La havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim bunu dilimden düşürmedim. Bu zikrin çok büyük faydasını gördüm. Çektikçe ferahladım.
Okuduğunuz için teşekkürler ve hepinize artık sendromdan kurtulmuş sevgi dolu olan Şeyma dan birde kızı Ada’dan kocaman sevgiler 🥰