Bu satırları yazdığıma inanamiyorum 🙏 zaman su.. hala durup durup kendime “o değilde ben nasıl doğurdum ya” diyorum.
Hersey şöyle oldu. Salı günü doktor randevum vardı (38+5) ve doktorum kan sulandirici kullandığım için 39.haftada suni sancı ile beni doguma almayı planlanmıştı. Bu arada ben Amerika’da yaşıyorum ve burda sistem Türkiyeden biraz farklı ilerliyor. Neyse biz salı günü evimize döndük ve cuma günü aksam 8deki randevunun heyecani ile uyuduk. Çarşamba sabahı kahvaltıya misafirim vardı. Uzun uzadıya bir kahvaltı yaptık ve tam bahçede çay çekirdek keyfi yapıyorduk ki hop suyum geldi (saat 14:00) Hiç panik olmadım. Gayet sakin karşıladım ve eşime haber verip duşa girdim. O sırada da kayinvalidem ve misafirlerim çantaları hazırladilar. Eşim geldi ve son ses müzikle hastanenin yolunu tuttuk. Belirlenen tarihten önce olduğu için dogumuma kendi doktorum değil nöbetçi olan herhangi bir doktor gircekti. Beni tek düşündüren buydu ama sonrada “amaan ne farkeder ki” diyip bu durumu önemsemedim. Suyum gelmeye devam ettiği için altıma bebek bezi koymuştum. (Saat 15:30da hastanedeydik) Hastanede herseyimi çıkarmamı söyleyen hemşire eline bezi alıp ağırlığını görünce beni hemen olduğumuz odadan alıp doğum yapacağım odaya aldı. Burda sistem o kadar güzelki. Bir ebe hemşire (Nicole) beni karşıladı ve süreçte hep yanımda olacağını söyledi. Gerçekten de doğum anından sonraki wc anıma hatta tuvaletimin temizliğine kadar her şeyi yaptı. Damar yolu ile suni sancı bağladılar. Açılmam 2cm di ve sancılar kendini hissettirmeye başladı yavaştan. Nöbetçi doktor gelip epidural isteyip istemediğimi sordu. Umarım olmam deyince güldü ve sancılar gelince tekrar görüşürüz dedi. Hemşire oksitosin (suni sancı) seviyesini 2den 4e çıkarınca ben de ufaktan inlemeye başladım. Bu süreçte hep sakin kalmaya ve kendimi yormamaya odakliydim. Esim ile gelen sancıları 10dan geriye doğru birlikte sayarak karşılıyorduk. Derken sancının seviyesini 6ya çıkardılar. Tabi ben bu nee oldum o anda. Nicole gelince acilmama tekrar bakmasını istedim. Kesin çok açılmış gibi hissediyordum. Ölçümde 3,5 cm açılmam olunca yıkıldım ve galiba doğuramayacagim dedim bir an. Derken pilates topu ve peanut ball ile biraz gevşeme hareketleri yapıp sancıları öyle karşılamaya başladım. Artık eşimle 15ten geriye sanıyorduk her sancıda ve sancılar sıklasmisti. Nicole bana tekrar epidural sordu ve zaten çekiyorum hakkını veririm diye düşünüp hayır dedim. Dogumumu hissetmek istiyordum çünkü bu kimbilir kaç kez yaşanır bana ve varoluşuma ait çok özel bir andı. Parçası olmaktan kopma fikri beni daha da korkutuyordu açıkçası. Bu arada gelen sancılarla ıkınma içgüdüsü geliyor ancak doğum baslamadigi için ıkınmamaya çalışıyordum. Nicole bu sefer beni sersemletip sancıları daha kolay karşılaşabileceğim bir sakinleştirici teklifi ile geldi. Tam ona da hayır diyecektim ki gelen sancinin şiddetiyle ver ver demişim. 1 saat ışıklar kapalı zen ortamında sakin sakin sadece nefes vererek karşıladım sancıları. Ve bu ilaç açılmamı hızla arttırıp beni de boşa yormamisti. Tekrar acilmama baktılar ve 6cm olmuştu(saat 22:00) Nicole a sordum “ bu doğum bu gidisata göre doğum ne zaman gerçekleşir” diye. Bana sabaha karşı 5 diyince azmettim ve gece 12den önce ben bu bebeği doğuracağım dedim. Sancılar sıklasmis ve inanilmaz artmıştı. Artık 25ten geriye doğru sanıyorduk eşimle ki doğum için masa geldi. Açılmam 8cm olmuş ve aktif doğum başlamıştı. Doguma asla girmem diyen eşim süreçte elimi hiç bırakmadı. O olmasa doguramazdim hatta net. Başladık 3 set halinde nefes alıp 10ar saniye and arda ıkınmalara. İşte beni bitiren bu an oldu ki 1 buçuk saat kan ter içinde sadece ikinarak bebeğin kafasının rahim ağzında sabit kalisina uğraştık. Bebek her ikinmamda kanala giriyor her molada gere gidiyirdu. Artik cok yorulmuştur. Tüm gücüm bitmişti derken o halde vakum yapmamız gerekebilir dediler. Tabi ben vakum duyunca icimden bir zeyna çıktı. Hayır dedim doğuracağım. Kayinvalidem görümcemi evde tek basina doğurup kordonunu kör bıçakla kestiğini anlatmisti. Etrafima baktım. Şartlarıma ve o da doğurdu ben de doğuracağım dedim. Derken bebeğin kafası artik rahim agzindaydi. O sırada doktor geldi (saat gece1). Doktor karsima geçip 2 kere ikinacaksin ve bitecek dedi. Keskin bir yanma hissedecegimi söyledi. Nitekim öyle de oldu. Kukuma acı biber sürdüler sanki (kafası çıkmıştı) 2.ikinmada da bedeninin içimden kayisini hissettim.Allahim öyle guzeldi ki o kucağıma gelişi. Tüm acılarımin fişi cekildi adeta. Doğum boyunca hep bir karahindiba cicegini son yaprağı uçuşana kadar üfledigimi ve sonunda en çok istedigim dilegimin kabul olacağını düşünerek geçirdim. Sancılar, doğum hepsi bir akıl oynu. Zihni yönetmek işin temeli. Yeryüzündeki tüm disilerin doğurduğu bu kainatta ben de en doğal haliyle bunu basarabilmistim. Sonrası ruya gibi.. ay bebem ağladı ben kaçtım. Herkese hayırlı dogumlar diliyorum