Bu konuda şöyle bi yazıya denk gelmiştim. Tercih ve karar kişiye aittir inanıp ninanmamakta size kalmış!. Bu yazı Benim için abartılan anlaşılmayan noktaları olmakla birlikte doğum gibi kutsal ve özel bi dönem\görev/olay için daha çok okuma ve araştırma ile vücuduma ve yaratılışıma daha çok güvenme duygusu uyandırdı.
“ULTRASON ” DENİLEN BİR GÖRÜNTÜLEME CIHAZINA YUKLENEN BİLGÎLER İLE GEBELİĞİN NE ZAMAN SONLANDIRILACAĞINA KARAR VERİLIYOR YILLARDIR.. NİÇİN.
BU ULTRASON CİHAZINDA KI YAZILIMIN AMACI NEDİR ?
BUNU KIM YAZDI..?
NİÇIN ALLAH C.C DEN BİZE VERMESINI
İSTEDİĞİMİZ BEBEĞİN NEREDE, NE KADAR YAŞAMA HAKKI OLDUĞUNA BIR YAZILIM PROGRAMI KARAR VERİYOR NİÇİN ?
BU CİHAZ BIZE BIR YUMURYA , BİR SPERM YARATAMIYOR..
O HALDE MİLYONLARCA SPERM VE YUMURTA ARASINDAN BİRBİRINE EN UYUMLU YUMURTAYI VE SPERMİ BİRBİRIYLE BULUŞTURUP ONDAN. "“ INSAN ”" HALKEDEN RABBİMIZİN TAKDİR ETTÎĞİ DOĞUM METODLARI NİÇİN MURACAAT ETTIĞİMIZ YONTEMLER DEĞİLLER..
1992 YILINDA BENIM DOGUM HIKAYEM GARİPLIKLERLE DOLU..
YAZIK ETTIK KENDIMIZE..
“Bebek anne karninda ki suresini doldurdu ” dendi. Hiç sancim yoktu. Oglum dogum pozisyonunda bile yatmiyordu.
Bende koşup zıplıyordum. O derece hafiftim.
Altı kat merdivenleri koşarak inebiliyordum..
Doktorum tarih verdi. Gittik sancı odasına aldilar, odada bir kac gebe kollarında serum suni cekiyorlar , ahlsyip inliyorlar..
Kendimi oraya ait hissetmedim hic.
Ama oraya kondum.
Kolunda serum inmeyip duran gebe kardeslerime durumlarını sordum hepsi bebegin vakti geldi ama açılma olmuyor " diye oradaymış.. yani aynı durumdayım..
.sancı verdiler.
Ve cok şiddetli, hiç ara vermeden altı saat o sancıyı çektim.
Buna rağmen suyum gelmedigi icin tuşe yapip patlattilar ve suyumuda akittilar. Bu defa cocugum iceride susuz ortamda yüzunden geliyor dediler.
Hemen sezaryen dendi. 6.5 cm açiklik olmasina ragmen ameliyata alindim.
Hatta sancidan masaya çikamadim.
Narkozcu kucagina alip masaya çikardıginda tam 9 saatlik nefessiz sancı cektim. Sezaryenden ayilamadim. 1 saat yuksek sesle hiç susmadan sayiklişim. Yani bir trawma bu..
Uyandigimda annem hem agliyordu hem de gulerek oglumu gosteriyordu.
Uyandiğimda eşim, babam annem büyükannem hepsinin gozleri şiş.. aglamislardı.
Simdi Tibbin Nebevi de okuyoruz ki ;
Doğumun takvimi Rabbimizin katinda.
Vaktini Allah celalim belirliyor.
Bir hanim; akillı oturakli çocuklar 11 aylık doguyor dedi.
Ben hamileyken Bilecikte manda yoğurdu da yemistim.
Oglum gercekten hep olgun ve oturaklı yaşindan cok daha akli basinda biri.. simdiki aklim olsa asla suni sanciya gitmezdim.
Zaten artık bu tarz işlem yapilmiyormuş. Bunu duyunca çok mutlu oldum.
Normal doğumda ;
"“bebek ve anne risk altında ”" algısı topluma hizla yayilarak sezaryen doğumu yaygınlaştirildi.
Sezaryenin ise anne ve bebekte yaptıği tahribat hiç gündeme getirilmiyor.
Normal.doğumda ; her türlü risk ile karşılaşmak %50..
Fakat her 250 bebekten 1 inin bundan zarar görmesi söz konusu..
Sezaryen de ise her bebek ve anne zarar görüyor..
Birde bunun manevi tarafı var.
NORMAL DOĞUM DA;
Bir kadın Rabbinin Rahim sıfatına mazhar olup bu vesile ile Rabbi ile başbaşa kaliyor.
Rabbi- evlâdı ve anne vasfı ile..
Işte bir kadınin hayatında sayılı olarak yaşayacağı bu muhim diyalog gerceklesiyor.
Bu esna da Anneye hususi sıfatlar ve güçler veriliyor.
Fakat sezaryen ile vasıfsizlik ve zaafiyat icine terk edildik..
Bizi biçtiler..
Hatice Kübra Bilecen.