(Ben aşırı şekilde normal doğum istiyordum ve öyle de olacağına kendimi inandırmıştım, sezaryeni asla aklıma bile getirmiyordum.)
40+5′te devlet hastanesine nst için gittim ve sonucunu nöbetçi doktora gösterdiğimde sancım hiç olmamasına rağmen haftamdan dolayı direkt yatışım verildi. Eşimle görüşmek için çıktım, ardından özeldeki doktorumuza gittik ve bebek içeride kaldıkça riske girdiğini söyleyip yatış yapmamı onayladı. Çatı kontrolü yaptı, “gayet uygun, rahat doğurursun, ama açılman olmadığından doğumun 24 saati bulur” dedi. Muayene sırasında artık doğumu başlatmak için eliyle biraz zorladı.
Eve gidip, banyo yapıp, hazırlandım ve ardından hastaneye gittim. Orada nişan geldi.
Açıklık kontrolü yaptılar ve hala açıklık yoktu tabi. Ardından fitil verdiler, suni sancıymış. 26 saat boyunca suni sancı çektim. Benden sonra gelen 4-5 kişi doğurdu gitti. Kimisi fırt diye kolayca, sesi bile gelmedi; kimisi ağlaya ağlaya… Ben de sesleri duydukça stres oldum. 😒
Aşırı şekilde ağrı, sancı çekiyordum ama hep belden giriyordu, normal doğum olması için kasıktan girmesi gerekiyormuş.
Gece boyunca hiç uyumadım, sabah da aşırı şekilde pıhtılı kanamam başladı. Baya da kustum. Çok kötüydüm.
Bu süreçte gececi ebeler dünya tatlısı, çok iyi insanlardı. Annem koltukta uyuyup kaldı diye üzerini örttüler vs. 😍 Ama sabah olunca gelen ebeleri Allah’a havale ediyorum.
Kanaman olursa söyle, bu iyi değil vs dediler. Ben de söyledim ama göz ardı edildi. Ardından yeni günün nöbetçi doktoru geldi. Kendisine hiç muayene olmamıştım, tanımıyordum. Muayene etti ve ultrasonla baktı. Ultrasonda ebeye suratı bozuk bir şekilde bir şeyler gösterdi ama bana bir şey söylemedi. Sonra doktor gidince ebeye sordum, hiçbir şey olmadığını söyledi.
Benim sancı şiddetlendikçe ve açılmam olmadıkça artık aşırı korktuğum sezaryeni doktor yapsın diye dua etmeye başladım. Ebelere de devlet hastanesi olduğundan ve keyfi sezaryen yapmadıklarından “rica etsem doktor yapar mı, artık sizce de riskli durum değil mi, bebek içeride kaldıkça riske girmiyor mu, ya kakasını yaparsa” vs dedim defalarca.
Bana dediler ki “bebek riske girse ne olacak, girerse girsin, senin 5 dk sonraya çıkacağın ne malum da bebeğine endişeleniyorsun, bu şekilde 3-4 gün daha suni sancı veririz sana, bekleyeceksin” vs dediler. Ardından doktor aradı, açılması var vs diye yalan söylediler. Baktılar, 2-3 cmmiş meğer. O kadar saatte daha bu kadarcık açılmış. Ben yine sezaryenden bahsedince resmen bir dövmedikleri kaldı. Sesimi çıkarmadım, çünkü onların eline mahkumum gibi ve özensiz davranmalarından endişelendim, sanki ben sessizken çok ilgililerdi de…
Neyse, poliklinikte işi bitince doktor geldi, “ben ameliyat kıyafetimi giydim de geldim, senin durumun riskli, plasentada kanama başlamış, sabah gördüm, beklediğimiz her dakika bebeğin hayatını riske atıyorsun, karar ver ona göre sezaryene alalım seni” dedi. Eşimle konuşmak için izin alıp doğumhane önüne çıktım. Eşim, annem ve ben konuşup doğru olanın benim de son saatlerde istediğim gibi sezaryen olduğuna karar verdik. Direkt sezaryen için hazırlığım yapılmaya başlandı. Allah’tan en son sabah erken saatte bir şeyler yemiştim ve zaten onu da çıkarmıştım. Yoksa ebeler de bana doktorun niyetini söylemediklerinden ben yine ebelerin eline kalacaktım.
Sondayı (ki sondadan çok korkardım) stajyerlerden biri takmaya çalıştı, defalarca soktu çıkardı, canım aşırı yandı, ebelerden daha insaflı olanı “ben yaparım, daha fazla zorlama” demesine rağmen zorladı ve epey kanattı o bölgeyi. Bu sırada bir kolumdan damar yolu çıkarıldı, diğer koluma damar yolu açıldı ve hepsi de hunharca yapıldı, sanki öç alıyorlarmış gibi…
Bu sırada ebelerle yalnız kaldığımda bana hala sezaryeni seçmemem gerektiğini, normali beklemem gerektiğini söyleyip durdular sert bir üslupla.
Allah’a havale ediyorum hepsini…
Neyse, sonra ameliyathaneye götürüldüm.
Belden aşağı uyuşturuldum. Yaptıkları her şeyi hissettim ama asla acı ya da ağrı yoktu. Bu süreçte anestezi uzmanı, doktoru izleyip bana süreci anlattı. Ve o kadar iyi bir insandı ki Allah ondan razı olsun. 17 Kasım 17.22′de bebeğim doğdu ve direkt bana gösterildi, ten teması yaptırıldı. 🥰 Ardından bebeğim doğumhaneye, oradan da aileme götürüldü. Anestezi uzmanı “aslında senin de işin hemen bitecekti ama doktor myom görmüş, onu alıyor, ceviz büyüklüğünde” dedi. Doktor bunu bana sormadı ya da söylemedi bile, görmüş ve direkt alma gereği duymuş, önemsemese önemsemezdi bence, Allah ondan razı olsun.
Bu süreçte ben söylenenden geç çıktığım için (myomumun alınmasından dolayı) annem ve eşim korkmuşlar bana bir şey oldu diye, çünkü ameliyata/sezaryene girmeden önce ciddi anlamda çok kötüydüm ve ben girerken bebeğin hayatının tehlikede olduğundan ve bana da zarar verebileceğinden bahsetmişti doktor. Bebeğimi onlara teslim etmişler, ama onlar bana bir şey olduğunu zannettiklerinden benim bal yanaklı kızıma o an çok da sevgi gösterememişler, özellikle de annem. Kızıma bir şey olduysa torunumu nasıl sevebilirim diye düşünmüş, tabi sonra benim iyi olduğumu görünce bu düşüncenin suçluluğunu da çekip biraz da öyle ağladı. Şimdi torununa “osur da koklayayım, mis boklum” vs diyor, torunu üzerine sıçtı diye mutlu falan oluyor. 😂
Allah benim minik prensesimden de razı olsun, gelirken annesinin sağlığına da katkısı oldu, myomundan kurtardı annesini. Yoksa ben nerede gidicem de bunun için ameliyat olucam… Zaten gebelik öncesi de vardı ve kaç doktora muayene olmama rağmen kimse de bir şey yapmamıştı. 😑
Daha çok detay var da daha da uzasın istemedim. Sezaryene dair vs sormak istedikleriniz varsa sorabilirsiniz. ☺️