27ozlem ah keşke.. keşke Allah her daim elini bebekler üzerinde tutsa da sağlıkla doğsalar.. aslında benim genetikçi ile görüşmede öğrendiğim şu, dünya üzerindeki engelli doğan bebeklerin sayısı, doğan bebeklerşn sayısının oldukça düşük bir yüzdesi. Bir de doğup yaşayamayan engelliler, hastalar var ki, onlar ayrı bir kalp sancısı. İnsanalr genelde benim sözlerimi yanlış anlıyor, ben her zaman belirtiyorum, kastım hiçkimse değil ama bir o kadar da herkes :))) ben insanların birbirine ‘aman nasıl olsa doğuracaksın hiç gerek yok teste’ demelerini ve bu cehalet seviyesini bir türlü sindiremiyorum. Olmayan aklı ile verdiği tavsiye ile sebep olduğu ağır hastalıklı veya engelli doğum ve belki ardından ölüm yaşanırken, sırf anne strese girmesin diye hem de, aklı veren haspam kahvesini yudumluyor olacak ! Tarama testleri, adı üstünde tarama testleri, hassaiyet yüzdeleri belli testlerdir. İkilide bu oran %70 civarıdır, yani test der ki, ben %30 yanılabilirim. Örneğin nifty’de bu oran %95-98 civarıdır. İkili sonucuna göre riskli çıkan hamilelikler de ileri tetkiklere bakılır. Yani aslında sistem sağlıklı bebekler doğurmak ve sağlıklı nesiller yetiştirmek üzerine kurulu ve riskleri eleyeneleye giden bir sistemdir. Ki medeni çağda herhalde aksi düşünülemez. Bana nifty öncesi denen şu idi. Risk gelir ise, bir ileri tetkiğe (yani o risk çıkan durumun kendine özel tahlilinde) geçeriz, hala yeterli yüzdede dışlayamıyor isek de amniyosenteze gideriz. Yani ikilide risk ver hadi hemen kürtaja, ya durun ne oluyor, kim kimin bebeğini böyle alabilir, karar her zama annenindir. Anne, hasta veya engelli bir bebek de doğurmayı göze alabilir. Ama dediğim gibi riskleri erkenden öğrenir, bilir, hazır olur. Ben bizim her duruma yorumu ve verecek aklı olan milletin insanların bu ‘bilme ve hazır olma’ hakkını elinden almaya çalışmalarına çok üzülüyor ve sinirleniyorum açıkçası. Kastım bu.. çok basit aslında..