Herkese selamlar…
Sonunda bende buraya doğum hikayemle geldim. Kimine göre hassas sayılabilir önden belirteyim de sonra linç yemeyeyim 😂 Neysem…
Şimdi doğumdan bir hafta önce evimi taşıdım ben ve gerçekten taşınma zamanım tam bir rezaletti. Hâlâ bile evde açılmayan kutular, ne nerde belli olmayan karışıklıklar var. Neyse ben taşınma sürecinde tek başıma evimi boyadım, temizledim ama yine de yetiştiremedim. 26 Ekim gecesi saat 1 gibi 38+5ken artık pilim bitti ve dinlenmek için koltuğa uzandım. Eşim yemek hazırladı, yedim. Vücudumda ağrılar vardı ama yorgunluk ağrısı olarak görüyordum ki kasılmalar ve sancılar vücudumun ayrılmaz bir parçası olmuştu haftalardır. Yani kesinlikle doğuracağımı düşünmedim. Sonra 2 gibi banyo yaptım ve 2 buçuk gibi tekrar koltuğa uzanıp uyuma pozisyonu aldım. Tam o sırada alt karın bölgesinde bir kapsül parçalanır gibi bir his oluştu ve hemen ardından vajinamda dolgunluk hissettim. Ne oluyor diye ayağı kalktığım gibi bacaklarımda sular süzülmeye başladı. Kendimi banyoya zor attım. Sonra eşime seslendim, o annesini aradı ve kayınbabam gelip bizi hastaneye bırakıp gitti. Yani eşimle yapayalnızdık. Saat 3te doğumhaneye alındım. Başta ara ara adet sancısı gibi bir ağrı gidip geliyordu, saat 5ten sonra ağrılarım sıklaşmaya ve artmaya başladı. Bilmiyorum belki iki hafta süren taşınma telaşının ve yorgunluğunun bir sonucuydu, belki de gerçekten bana çok ağır geldiği için dayanamayacak halde bağırıp çağırmaya başladım. Normalde aylardır asla bağırmayacağım, sakin ve doğru nefes egzersizleriyle süreci atlatacağım diye psikolojimi hazırlıyordum ama o an öyle olmuyor. Bir yerden sonra bende kayış koptu 😂😂 güldüğüme bakmayın o an neler neler bağırdım, hatırladıkça utanıyorum. Doktorlar ve ebeler bana iyi sabretmiş 😂😂
Neyse saat 7 gibi yalvarmaya başladım, bana epidural verin diye ama araştırma hastanesi olduğu için tabii ki vermediler. Sonra beni sıcak suya sokun diye yalvarmaya başladım. Uzun yalvarmalarımın sonunda iki kişi beni banyoya götürüp sıcak suyun altına soktu ama en fazla 5 dakika sürdü ki beni zerre rahatlatmadı. Bu arada gelip gidip açılmamı kontrol ediyorlardı ama bana bir şey demedikleri için bu ne kadar sürecek bilmiyordum. Dayanamıyorum diye ağlayıp durdum ama bugün sanki ben daha iyi bir şekilde sancıları karşılayabilirdim gibi geliyor, kendimi fazla ağrıya kaptırmışım gibi hissediyorum. Bilemiyorum.
Neyse..
Saat 8 den sonra bir şeyler hızlanmaya başladı ve başıma bir ebe dikildi. Beni ıkınmam için yönlendirmeye başladı ve aynı zamanda eliyle açılmamı hızlandırma çalıştı. Sonra doktor geldi ve beni apar topar doğum masasına aldılar. Üç beş ıkınmadan sonra sabah 9:29 da kızım dünyaya geldi.
Benim için zor bir süreçti ama bunun tek sebebi doğum anı değildi. Aylardır bütçemize göre ev bulma tedirginliği yaşadım, hiç istemediğim halde tam doğum zamanımda taşınmak zorunda kaldım ve bu süreçte hep yalnızdım. Taşındığımız ev hiç içime sinmedi ve evi tam toparlayamamanın verdiği sinir ve gerginlik vardı üstümde. Annem uzaktı gelemedi, eşimin ailesinden kimse yanımda olmadı derken doğuma kadar sürekli stres ve sıkıntıyla geçti son dönemim. Doğuma bile tek başıma girdim derken hepsi beni psikolojik olarak çöktürmüş olabilir, o yüzden benim yaşadığım zorluk doğum zorluğu olmayabilir, ki muhtemelen de değil… O yüzden benim doğum hikayem sizin için korkutucu olmasın. Psikolojinizi sağlam tutun ve olumlu düşünün.
Doğum sonrası da bebeğimle kan uyuşmazlığı yaşadığımız için inatçı bir sarılık atlattık 9 gün yoğun bakımda ama o da çok şükür geride kaldı. Şu an kızımla evimizdeyiz ve ikimizde sağlıklıyız.
Her ne kadar kızımın kıyafetleri dahi hâlâ dolabında değil de valizlerde sürünüyor olsa da bu halimize şükrediyorum. O benim yanımda ve her şey bitti. Biz mutlu sona ulaştık, umarım sizlerde mutlu sona çarçabuk ulaşırsınız. Sevgiyle kalın…