D12ekim kuzum şimdi ben sana yaşadıklarımı anlatacağım. En azından umut olsun. Ben 7. Haftada kalp atışını duymuştum. 8. Haftalarımın sonunda bir gün yemek yedim sofra toparlıyorum eşim sandalyeye nolmuş dedi. Bir baktık ki üstüm başım heryerim kan. Hemen banyoya girdim. Alt eşofmanımı bir çıkardım bacaklarımdan akıyor. Anında banyoda kandan göl oldu. Neyse toparlandım doktora gittim, hemen kendi doktorumuda aradım. Ve oda sadece kalp atışlarını dinlet. Lütfen hastanede falan kalma dedi. Gittim ama öyle zor muayene ettiki kanamadan dolayı ve kalp atılı var deyip gönderdi. Haftalarca çocuk beziyle gezdim ki ondan da üstüme başıma çıkıyodu. Öyle büyük parçalar düşürdüm ki bütün parçalara acaba bebeğim miydi deyip acile koştum. Bebeğin kesesinin yanında öyle büyük kanama alanı oluşmuştu ki, bir gün acildeki doktor gebeliği sonlandıralım annenin kanaması çok dedi. Ama kendi doktorum eğer bu bebek sağlam ise tutunacaktır dedi. Kan gölünün ortasında minicik bir kesede tam 17. Haftama kadar sürdü kanamam. Eşimle her gün bekledik bugun düşecek yarın düşecek diye. Şimdi 35+3 ten sesleniyorum, o zamanlarda ki en büyük vicdan azabım bebeğimle bağ kurmak istememekti. Kimse inanmıyordu gebeliğimin devam edeceğine, eşim bile sen önemlisin benim için bebek bizi istemiyor, bizde onu istemiyoruz demişti. Bende inanmadım bebeğime, düşünsene en çok inanmam gereken yerde, onunla hiç konuşmadım. Hamileliğimi unutup regl kanaması sakin ol dedim. Şimdi diyorum keşke ona inansaydım, sen güçlüsün ve benimle kalacaksın deseydim diye. Öyle çok kanamam vardı ki beni kesseler bu kadar kan akmazdı diyorum her gün eşim temizlerdi banyoyu, tertemiz kıpkırmızı bir kan ve kocaman parçalar. Lütfen sen bebeğinle konuş, yapabiliriz de🙏
Bu arada progestan sabah akşam iğne vuruluyordum, birde 3 günde bir pluton depot gibi bi isimde iğne vuruluyordum.