Merhaba kızlar.
Hem güzel hem kötü anları tüm gerçekliği ile anlatmak istediğim doğum hikayemle sizlerleyim. Bazı anneler ‘neden böyle dedin bizi korkuttun’ vs diyebilir ama etiklenmeyin diye yalan yanlış anlatmak istemiyorum bence anne önceden her şeyi bilmeli ki yaşarken ‘ama kimse böyle anlatmadı demek ki bende anormallik var’ diye düşünmesin. En başından başlamak istiyorum çok uzun olacak :)
- Haftalardan beri ayaklarım şişiyor ödem oluyordu doktorum o zaman tansiyondan şüphelendi sabah akşam ölç 14-9 gördüğün anda gel dedi. Öyle de yaptım max 13-8 civarı görüyordum. Sonra stres yaptığım bir gün 14-9 gördüm telaşla ertesi gün doktora gittim. Yanımda tansiyon aletini de götürdüm belki alet bozuktur diye bizim tansiyon aleti ile doktorun ölçümünü kıyasladık. Bizimki yine 14-9 gösteriyordu doktorun ölçümü ise 12-8 idi. Dedik tamam alet bozuk panik yok. Ama doktor yinede tansiyon ilacı yazdı nolur nolmaz diye. Ben tabi nasılsa alet bozuk diye ilacı almadım. Yeni Bi tansiyon aleti aldık manuel ölçüm yapan. Günde 3 defa ölçüm yapıyorum kah 10-6 çıkıyor kah 15-10 çıkıyor. Doktoruma sordum hemen ilacı alıp kullanmamı söyledi. Öyle de yaptım. Fakat ilaca rağmen tansiyonum 13-8 altına düşmedi hep 14-9 civarıydı. En son 37+0 da kontrol muayenesi için doktora gittiğimde bebeğin daha fazla gelişmediğini, göbek çevresinin 34+5 ile uyumlu olduğunu (2550gr) ve artık doğumun olması gerektiğini söyledi doktorum. Hep normal doğum istedim ama illa da normal olsun demedim kızım nasıl isterse öyle gelsin dedim. Doktorum ise suni sancıya bebeğin dayanamayacağını, en ufak tansiyon yükselmesinde hem bebeğimin hem benim hayatımın riske gireceğini söyleyerek mecburi sezaryen olmam gerektiğini söyledi. Aynı gün alabileceğini söyledi fakat ben eksiklerim olduğu için bugün olmasın dedim. O halde pazartesi günü sabah 10 da gel 12de doğuma alalım dedi. Dediği gibi pazartesi hastaneye gittim. Tabi bi duygu karmaşası ne olacak ne bitecek ağlama nöbetleri derken 12.15 gibi doğumhaneye alındım. Bu arada bende panik atak olduğu için anestezi doktoru spinal yerine genel anestezi almamı önerdi fakat ben o ana şahit olmak istediğim için reddettim. Spinal iğnemi oldum çok hafif bir acı hissettiriyor, damar yolu açılması gibi bir hissi var. Daha sonra sedyeye tekrar uzandım. Birkaç defa hissediyor musun diyerek iğne batırdılar. His var ama acı yoktu. Zaten olması gereken de buymuş. Batikon sürülürken vs o soğukluğu hissediyorsun ama acı ağrı vs yok. Ameliyat esnasında çekiştirmeler vs değil de bulantı beni çok kötü yaptı. Öğürüyorum fakat çıkan bir şey yok tabi açlık sebebiyle. Hem bebek çıkmadan önce hem çıktıktan sonra aşırı bulantı ve göğsümde aşırı baskı hissettim ve sanırım panik atak krizi geçirdim. Oksijen desteği aldım hala o baskı hissini tam olarak atlatmış değilim. İlk ten tene temasımız ameliyathanede yapıldı ve bu his gerçekten tarifsiz. Bu sırada dikişlerim de bitti. 12.37 de bebeğim 46 cm 2530 gram olarak doğdu. Çok şükür küvöze girmeden odamıza geçebildik. Bebeğim benden önce gelmişti. Bir göğsümün ucu olmadığı için emzirmekte zorlansam da başardık ve ilk günden sütüm geldi. Tabi az olması sebebiyle 2 defa şırınga ile mama takviyesi aldık. Benim uyuşukluğum ise 3 saatte azaldı ayaklarımı oynatmaya başlamıştım. 6 gibi de ayağa kalkmam için hemşire geldi. (Doğum hikayelerini okurken ilk kalkıştan hep çok korkmuştum ancak hiç de kötü geçmedi.) Önce pansuman yapıldı hemşire karnıma bastırdı (o an gerçekten acı verici fakat birkaç saniye sürüyor). Daha sonra hemşire kalkmama yardım etti. Yere bakmadan kalkmamı söyledi. Öyle de yaptım ve inanın hiç zor değildi. Gayet ilk seferde kalktım koridor boyu eşimle yürüdüm. Sonrasında da hiç durmadım saat başı gibi kalktım yürüdüm ve yürürken de çok rahattım. Hatta akşamında yanımda kimse olmadan hastanede aşağıya sigara içmeye indim felan 😂. Ertesi gün öğlen taburcu oldum. İşte asıl ağrılar o zaman başladı. Gecesinde öyle şiddetliydi ki keşke doğumda ölseydim bile dedim (rabbim affetsin). Bu şiddetli ağrılar 4. Güne kadar devam etti sonra pat diye geçiverdi. Hiç bitmeyecek sandım fakat şimdi doğum yapalı 9 gün oldu sanki hiç sezeryan olmamış gibiyim çok hafif hissettiren bir dikiş yeri rahatsızlığım var o kadar. Hem ameliyat ağrısı hem göğüs uçlarım yara bere içinde gerçekten çok kötüydü. Emzirmek bile eziyet olmuştu. Eşim eczaneden ilaç alırken eczacı bayan bir krem ve kendi yapıp kullandığı merhemi önermiş eşime. Hemen al her şeyi denerim dedim. Allah o kadından razı olsun hayatımı kurtardı. Merhemi emzirmeden önce sürüyorum göğsümü uyuşturuyor ve rahatça emziriyordum. Krem ise garmastan pomat. Yaraları çok güzel iyileştiriyor mutlaka hastane çantanıza alın koyun müthiş güzel bir krem. Bu arada 4. Gün bebeğim sarılık oldu ve bacaklarına kadar inmişti maalesef. Sanırım onun da etkisiyle birden bi güç geldi bana. Kızımı süt kokulumu fototerapi için hastaneye yatırdık 2 gece kaldı 3 saatte bir emzirmek için yanına girebildim onun dışında yasaktı. Gerçekten doğum vs hiç bir şey rabbim kimseyi evladından ayırmasın hele sağlıkla hiç sınamasın inanın hayatımın en kötü 2 gecesi idi. Kuzumun yanına her girdiğimde koklayarak ağlayarak emzirdim en çok da onu orda bırakıp gitmek zoruma gidiyordu. Siz siz olun eve gelir gelmez her gün 10ar dk ön ve arkasını üstünde sadece bez olacak şekilde güneş vuran camın önünde yatırın. Daha önce bilsem yapardım fakat bilgisizdim. Çok şükür onuda atlattık evimize geldik her şey yoluna girdi birbirimize alıştık bol bol koklaşarak her anın tadını çıkarıyoruz. Şimdi sadece ayaklarımı davul gibi yapan ödem kaldı onun dışında her şeyimiz yolunda bin şükür. Bizim hikayemiz bu kadar rabbim isteyen herkesi sağlıkla evlat sahibi yapsın inşallah 🤲