Bir klasik olduğu üzere bende doğum hikayemi paylaşayım madem. Biraz uzun olabilir, okuyan herkese şimdiden teşekkürler.
Benim oğlum bir türlü gelmek bilmeyen sıpalardan. 40. Haftayı doldurduk her gün kontrole gidiyordum ve sancım vardı fakat açılmam olmuyordu bir türlü. En son doktorum 41+0 da yatış vereceğini ve müdehale edeceğini söyledi. O gün geldi çattı bizim oğlan hala gelmiyor tabi. Kontrol için gittik acile ve normal doktorum değil acilde ki doktor muayene etti. O güne kadar kontroller bebek açısından hep olumlu çıktı ama o gün doktor suyumun tamamen bittiğini acil müdehale edileceğini söyledi. Benim suyum falan da gelmemişti ve 2 gün önce durumu gayet iyiydi. Sonra yatış vereceklerdi ama hastanede yer yokmuş. Bu arada İzmir de çiğli araştırmaya gittim hep ve normalde doktorumdan memnundum o yüzden orada doğum istemiştim. Ama hastanede yer bulamayıp beni acil ege üniversitesine gönderdiler. Tabi ben o suyun bitti lafından öyle stres oldum ki nasıl ege ye gittik bilmiyorum. Ege de kontrol eden doktorlar ise suyun yeterli bebeğin çok iyi olduğunu söylediler. Ama günüm tamamen bittiği için yatış yapıp doğumu başlatmak istediler. Tabi o sırada gelen giden asistan uzman doktor hem çatı muayenesi hem de açılmayı kontrol ediyor. Garip bir şekilde nst de sancılar çok yüksek ama açılma yok. Dediler aç kalacaksın suni ile başlatıcaz. Günlerden pazar ve en son kahvaltı yapmışım ve diğer hastaneye git gel akşam olmuş acıkmışım. Yine de birşey yemedim lağman verildi suni sancıyı taktılar saatlerce suni sancı çektim. Sonra doktor gece sancıyı çıkarın sabah bakalım dedi. O gece kendi ağrılarım da arttı. Sabah doktor açıklığa baktı yaklaşık 2 cm olmuş yine aç bir şekilde suni sancıyı taktılar ama dozu da artırdılar. Sancı çekmek nst bağlı iken ve yatarken gerçekten çok zormuş. Üniversite hastanesi olduğu için o sırada bir sürü asistan uzman yine kontrol etti. En son uzman doktorun birisi bebeğim iri diye sezeryan önerdi. O zaman a kadar hiç sezeryan düşünmedim ağrı acı neyse çekerim dedim. Ama doktorlar bebeğim iri ve günü geçtiği için artık normal doğumun riskli olduğunu söylediler. Bende bebeğim için sezeryanı kabul ettim. Sezeryan için epidural kullanıldı yani bilincim yerindeydi. Fakat uyuşan sadece ayaklarımdı bunu hissediyordum. Uzman ile o sırada herşeyi konuşmaya başladım. Sezeryan olacaklara da kesinlikle tavsiye ediyorum narkoz veren uzmanla sürekli konuşun. Uzman bana operasyon sırasında baskı hissedeceğimi ama acı olmayacağını söyledi. Fakat karnıma işlem yapılmaya başlamadan önce baskıdan daha fazlasını hissediyordum batikon sürülürken dedim soğuk birşey sürüyorlar. Bunu demem o sırada beni kurtardı. Meğer narkoz bana az gelmiş direk narkozu artırdılar. Yoksa kesik acısını da hissedecektim. Bir kaç dk sonra pazartesi günü saat 15. 30 da oğlumun ağlamasını duydum. Kendime hakim olamayıp başladım ağlamaya. O sesi o kadar öyle bekledik ki rabbim e şükürler olsun. Ben çıkana kadar oğlumun sesini duydum hep ağladı. Ama beni yanına götürdükleri an benim sesimi duyması ile susması bir oldu. Beni dinliyordu oğlum. O kadar güzel bir bebek ti ki maşallah gören herkes seviyordu. Bu arada iyiki sezeryanı kabul etmişim. Bebeğim ölçülen ağırlıktan daha iriydi ve elleri yüzünde çıktı. Eğer normal doğum için zorlasaydım yavrum sıkışırdı Allah korusun farklı şeyler olurdu. Tabi hastanede ki en güzel anı yaşadım ama çilem hala bitmedi. Devlet hastaneleri kötüdür evet ama bu kadarını beklemiyordum. Kendi gittiğim hastanede devletti ama ege üniversitesinde doktorlar hariç herşey vasat. Şansıma İzmir de başka hastanede kapanmış ve herkes egeye gelmiş. Sezeryan olduk ve serviste de yer yok. Bizi bebeğimle yoğun bakım a mecbur aldılar orada yer varmış. Ama sıkıntı şu ki yanıma refekatçı vermediler. Yavrumu yanıma verdiler ve bebeğine bak dediler. Ya ben sezeryan olmuşum daha kendime bakamıyorum bu çocuğa nasıl bakayım. Ama annelik işte o an kendimi acımı unuttum yattığım yerden çocuğa bakmaya çalıştım. Tabi hala açım bu arada ve kimse de gelip yardım etmiyor. O kadar canım yanıyordu ki ayağa bile saatler geçmesine rağmen kimse kaldırmadı. Normalde bir kaç saat sonra bize su içecek verilmesi ve kalkmamız lazım. Ama kimse ne bizi kaldırdı be bir yudum su verdi. Açlıktan sütüm bile gelmedi bir kaç damla dışında. Gece yarısı ancak bir hasta bakıcı yardım etti de Yavrumu da doyurdum. Benim doğum hikayemin en güzel yanı oğlumdu. Ama hastanede yaşadığım rezillik ve sancılar o kadar kötüydüki travma olarak kaldı bende. Hastaneden 3 gün sonra taburcu edildik ama o ilk gün kendimi o kadar zorlamışım ki ağrılarım 2 hafta geçmesine rağmen bitmiyor. İyileşme sürecim uzadı resmen. Yaptıkları ilgisizlik belki de sıkıntı bırakacak bizde. Rabbim herkese umduğu gibi kolay bir doğum nasip etsin inşallah.