Eslemim34 evet aldıracak belki. Ya da aldıracak tonla insan var! Neden bu kınanıyor bir de din Allah konusu açılarak. Kanser olduğunuzda allahtan geldi diyip tedavi mi olmuyorsunuz. Kesip atılmıyor mu kanserli hücreler vücuttan. Dua ederek ölümcül felaket hastalıkları iyileşen var da biz mi bilmiyoruz. Bu tercih meselesi. Ben şahsen ben öldükten sonra arkamda çocuk zekasında bile olmayan , engelli saf masum bir çocuk bırak ak istemiyorum. Çünkü en çok tecavüzlere uğrayanlar, ömür boyu istismar edilenler kız erkek farketmeksizin sesini çıkaramadığı için bu çocuklar malesef. Devamlı bu haberleri okuyoruz. Bedensel engelli olsa bir dk düşünmem doğururum, ama zihinsel engelli bir çocuğu doğurmayı düşünmüyorum. Kimse de beni bundan dolayı kınayamaz. Babamın patronunun oğlu zihinsel engelliydi. Biliyorsunuz onlarda bir de deli kuvveti oluyor. Anne markete gittiği bir on dk içinde 20 yaşındaki çocuk 17 yaşında kız kardeşine tecavüz etti. Ve babaları bunu hazmedemedi bakım evine yolladılar. Senede bir anne uğrar sadece. Baba sildi attı çocuğu. O kız kardeşe yazık değil mi. Ya da hayatı boyunca on dk yanında engelli çocuğu olmadan sokağa çıkamayacak olan anneye ?! Diğer tarafta Ana baba öldükten sonra devletin bakım evlerine düşüp, orda çalışanlar tarafından, ne olduğunu anlatamayacakları için senelerce tecavüze uğrayan bu canlara yazık değil mi. Hastanelere düşmüş basit bir alzeihmer hastalarına bile hatırlayamayacakları için, özellikle bu durumdaki kişileri seçip tecavüz eden hasta bakıcılar varken, ben bir de getirdiğim canın benden sonrasını düşünerek gözüm arkada gidemeyeceğim kimse kusura bakmasın. Ha doğumdan sonra da bir havale geçirir, bir şey olur zihinsel engelli kalır başım üstüne. O benim canım ciğerim. Ama daha 4-5 cmlik bir hasta doğmamış bebeği bile bile dünyaya getirmeyi tercih etmiyorum ben. Her şey Allahtan diyorsunuz, peki biliyor musunuz Allah bile bu hastalıkları taşıyan bebeklerin dünyaya gelmesine engel olan bir mekanizmayla mucizevi bir şekilde yaratmış insanı ve kadını. Hiç araştırdınız mı, down ve benzer sendromları taşıyan bebeklerin kaçı doğuma kadar ulaşabiliyor? Ben söyleyeyim. %100 üzerinden sadece %4 !! Çünkü kadın rahmi daha döllenmeden sonraki 2-3 ay içinde sağlıksız embriyoyu geliştirmeyip, pıhtı olarak atmak üzere doğal bir seleksiyonla yaratılmış yüce Allah tarafından. Bu hasta bebekler doğuma kadar rahmin atamadığı %4 lük kısım haricinde çeşitli aylarda anne karnında ölüyorlar zaten. Gelelim diğer bir konuya. Bu testler saçma, para tuzağı meselesine. Belki bilmiyorsunuzdur. Bu testlerde bir de trizomi türlerine bakılıyor ve trizomi 20 diye bir sendrom var ki ; o bebeklerin hiç biri doğmuyor. Bu kesin ve net. 7-8 ayda karnında ölüyor annenin hepsi . Bir bebeğin dünyaya gelmeyeceği kesinse, niye bir kadın onu karnında taşıyıp hem hayati risk alsın kendi ile ilgili hem de duygusal ve psikolojik olarak ve bedenen yıpransın. Bu gibi durumlarda anneye sorulmuyor bile hamileliğin devamı. Direkt sonlandırılıyor. İşte böyle şeyleri de önden bilmeyi ve müdahale etmeyi sağlıyor bu testler. Herkes de aldırmak için yaptırmıyor. Doğumda kucağına engelli bir çocuk koyduklarında sudan çıkmış balık gibi ne yapacağını bilmeyip ağlama krizlerine giren nice anneler var. Bu yol uzun bir yol. Doğumdan 6 ay önce bunu bilip, doğuma sakin girip, sonrasında da nasıl bir yol izleyeceğini danışıp öğrenmiş, okumuş olmaya olanak veriyor bunu bilmek. Diğer tarafta bilmeden ilk sene veryansınla ağlamayla geçiren anne babalar varken, önceden bilen taraf o seneyi eğitimle, bilinçli bir yol çizmiş olarak geçiriyor. Daha çok uzun yazılar yazılabilir bu konuyla alakalı. Çok hassas bir konu çünkü. Diyeceğim o ki kimse kimseyi kınayamaz bu konuyla alakalı.