Hikayemin tüm hamişlere umut olması dileğiyle paylaşıyorum. 🥰
40+2 tarih 11 Ocak gece 1de hastaneye yatış yaptım. Vajinamda yumuşaklık, 1 cm açıklık ve bebeğimin suyunun bitmesi sebebiyle bir an önce doğması gerektiğini söyledi doktorum. 1 hafta önce nişanım da gelmişti fakat sancım yoktu. Öncelikle vajinadan yerleştirilen fitil tarzı bir suni sancı istedim. Yeterli gelmezse damardan verilsin diye anlaştık doktorumla. 1:30 da fitil yerleştirildi, 3 gibi sancılarım başladı. 6:45te damardan suni sancı verildi, bu arada açıklığım 2-3 cm kadardı. Suni sancıyı aldıktan 10 dakika sonra bebeğimin kalp atışı yavaşladı ve anlık durdu. O an olayın şoku ve üzüntüsüyle ne olduğunu tam hatırlayamasamda oksijen tüpünün bağlandığını ve acilen sezaryene alındığımı hatırlıyorum. Belki olayın şokundan belki de bebeğimin sağ salim kucağımda olmasının mutluluğundan bilemiyorum. Ameliyatım, uyuşukluğun geçme süreci, ayağa kalkma vs hepsi sorunsuz ve güzel geçti. Spinalin girişini hissetmedim diyebilirim zaten kıl kadar ince bir iğne. İlk bebişi çıkarıyorlar ve o an biraz üstten bastırıp sarsıyorlar, ilk hissettiğim buydu. Tabiki bebeğimin ağlama sesini duyunca o an her şey önemsiz geliyor. Bebeğimi öpüp kokladım ve uğurladık. Sonrasında yapılan işlemi hiçbir şekilde hissetmedim, yalnızca sakinleştirici sonrası bi mide bulantısı oldu, onu da iğne vururken söylediler, olabilir diye. Doğum sonrası 5. Saatte uyuşukluğum %80 geçti ve ben çoğu ağrıyı hissetmeye başladım fakat adet ağrısı gibi hafif bir ağrıydı. 1 saat sonra tamamen uyuşukluğum geçti ve tüm acıyı hissediyordum ama dayanılmayacak bir şey değil inanın. 8. Saatte yürümek için ayağa kalktığımdaysa beklediğimden çok daha iyiydim. Yürüdüm, hafif bir baş dönmesi oldu ama beni etkilemedi. Yerime tekrar yatırdılar. Ben sürekli yürümek istedim çünkü biliyordum ki ne kadar çok yürürsem o kadar çabuk iyileşirim. Doktorum İlk yürüyüşümde korseyle kalkmamı söylemişti, ben ilk korsesiz kalkıp yürümek ve acı eşiğimi öğrenmek istedim. Çünkü burdaki bazı hikayelerde okuduğumda ilk kalkışın çok zor olduğunu anlatıyorlardı, benim için hiç zor olmadı. Her saat başı bazen yarım saatte bir kalkıp koridoru turladım ilk gece, korsemi takıp. (Lohusa korsesi aldım, yapışkanlı) Ertesi gün kendimi daha iyi hissediyordum, tek başıma yürüyüp, eğilip, lavaboya gidebiliyordum. Ve 2. Günün akşamında kendimi ameliyatlı gibi değil de adetli gibi hissetmeye başladım. Ağrım yok denecek kadar azdı. Doktorun verdiği ilaçları kullanmadım bile, çünkü aşırı bir ağrım hiç olmadı. Bunun sebebini yürüyüşe bağlıyorum. Bol hareket ettikçe çabuk iyileşiyormuş insan. 3. Günümde kendimi oldukça dinç hissediyordum, yalnızca yatıp kalkarken ve eğilirken hafif bir sızlama oluyordu o da çok normaldi. Gelen misafirlerim normal doğum mu yaptın çok dinç görünüyorsun diye soruyordu. 😀 Ben çok normal doğum istedim, sezaryendan gözüm korkuyordu açıkçası. Çünkü ameliyat yarası olacaktı ve Sezaryen olanlar genelde ağrılı olduğunu, 10-15 gün kalkamadıklarını vs. Yazıyorlardı. Hiç öyle değilmiş, insanın kendisinde bitiyormuş. İlk 5-6 gün korse kullandım ve göbeğim tamamen indi. Bu da benim çok korktuğum başka bir konuydu. Normal doğumda gidiyor kilo ama sezaryende kalıyor, malum sezaryen göbeği diye ünlendi. 😀 Toplam 14 kilo almıştım, 9 kilosu gitti geriye 5 kilo kaldı. Tabiki hiçbir diyet, spor vs yapmadım. Emziriyorum faydası oluyordur illaki. Tüm hamişlere kolay ve sağlıklı bir doğum diliyorum. Umudunuzu yitirmeyin, her zaman pozitif düşünün. Çok uzun oldu kusura bakmayın. 🤗