Hamileliğimi burada geçirdim aslında, ama üye bile olmamıştım. Hep sinsi sinsi postlar okudum, aklıma takılanlar için post aradım , çok şey öğrendim bi çok şeye kendimi hazırladım burası sayesinde.
Şimdi tatlı kızım beş aylık, dizlerimde uyuyor. Şarjım bitmeden önce doğum hikayemizi yazmak için cesaret geldi bi an,başlıyorum :)
- Haftanın sonuna doğru muayenemde doktor hanım, kızımın gelişinin yakın olduğunu taş çatlasın bi hafta daha bekleyeceğini söylryince aldı bizi bir telaş. Hemen annemi çağırdım memleketten. Ne hikmetse hep normal doğum istedim, canımın tatlı oluşunu rahatı sevişimi bilen ailem ise hep şaşırarak karşıladı bu isteğimi ,ama Hep de hayırlısı olsun dediler :)
Annem gelir gelmez beni yürüyüşlere çıkarmaya , damardan hurma basmaya, 90 kilosuna bakmadan squatlarıma eşlik etmeye başladı :) bi hafta böyle geçirdik , her duşa girişimde panik olurdum, tamam bu gece gelecek galiba diye. O hafta gelmedi. Ertesi hafta doktor bu hafta kesin dedi. Biz gene aynı ekip aynı eforla geçirdik haftayı. Doktor Allah Allah bu haftasınu kesin gelir gelmezse pazartesi gel sabah yatılını yapalım suni sancı için dedi, bizim kız gelmedi :)
5 Temmuz günü sabah yedide hastaneye gittik seyahate gider gibi. Bi dünya bileklik takıldıkça ben gerilmeye başladım. O test bu test derken adrenalin yükselmeye başladı. Damaryolu açtırmışlığım bile sayılıdır, hiç ameliyathane görmedim, hiç anestezi almadım bu yüzden sezaryen daha korkutuyordu beni. Ama hanımın da normal yolla gelmeye niyeti hiç yokmuş meğer.
Beni normal doğumdan vazgeçiren şey muayeneler oldu. Rahim açıklığım yoktu, yumuşama da sıfır. Bu yüzden her ebe odaya geldiğinde kan beynime çıkıyordu :) doktor hanım rahim yumuşatıcı bir fitil koyacağını , beş altı saat sonra yumuşama durumuna göre suni sancı verileceğini söyledi. Fitili koyduuuuukk ..
Öğlen oldu saat 1. Nst ye bağladıkça beni odada artık geyiğe sardık, annem eşim ve kardeşim. O elli oldu altmış oldu yok mu artıran , abla yetmişi görürsen sana çikilat alıyoruz falan.. lakin hiç bir açılma yumuşama yoktu :) işin rengi değişmeye başladı :) annem bi süre beni izlemiş, tadın kaçtı belli oluyordu alnındaki damarını görmeye başladım dedi sonradan:) odada geçirdiğimiz altı yedi saat içinde herkes sezaryen mi olsa acaba diye düşünse de kimse bana söylemeye cesaret edememiş:) sonra bi ara annem ağzından kaçırdı, bak kuzum bu kadarla doğum olmuyor haberin olsun, doğal olsa vücudun hazırlanır ama bu sancıyla doğmaz çocuk dedi, bende bi farkındalık oluştu , dedim doktora soralım bi 😂doktor hanım geldi dedim BEN DOĞUMUN NERESİNDEYİM dedi ki DAHA DOĞUM BAŞLAMADI, RAHŞM BİLE YUMUŞAMADI, SENİN DIĞUM YARINA SARKABİLİR 🙄fişek gibi bi hesap yaptım hemen ,6 saattir çekiyordum gece rahim açılsa doğum sürse üstüne falan kadın bana 36 saatlerden bahsediyorum, annem direkt el koydu yorgunluğundan doğuramaZsın iyi düşün diye 🤗sonra benden ince bi ses çıktı, ne zaman sezaryene alabilirsiniz 😂😂akşam yediye saat verildi, ben hiç bi şey yemedim içmedim. Çok korkarak ameliyathaneye indirildim, eşim de girdi, o olmasa çok zor olurdu benim için, doğum değil de ameliyat korkusu inanılmaz fazlaymış bende. Geldi elimi tuttu, ve doktorlar başımda çalışırken o ve ben yüksek sesle dua ettik hep. Sonra düşünüyorum ben doktorları duyduysam onlar da beni duymuştur , tekbirlerle fethe gider gibiydik korkmuş olabilirler 😂
Bi kaç dakika sonra sol tarafımda başucumda bembeyaz bi şey beliriverdi, bibebek. Benim kızım. O an oraya neden geldiğimi hatırladım.öyle baygın falan değildi gözler , boncuk boncuk bakıyordu. Yanıma yasladığında hemşire, kokusunu duydum. Ve tek hatırladığım , dünyanın tüm yumuşatıcılarından daha güzel koktuğu 🤗kısa süre sonra beni odaya çıkardılar. Çıkınca bi yarım saat kadar titreme geldi hep. O arada kızımı da odaya getirdiler. Doktor hanım gelip kucağıma verdikten sonra beş aydır kucak kucağayız çok şükür.
Çocuk çok acayip bi şeymiş. Hiç olmasa yani yapmak istemesen ve olmasa yokluğunu hissetmezsin sanırım, çünkü bilmezsin ne olduğunu . Ama bi kere varsa , o zaman diyorsun ki sensiz geçen zamanlarım bomboşmuş, asla yanıbaşından ayrılmak istemem.
Ne yazdım ne yazmadım bilemiyorum şimdi geriye dönük, ama öyle ya da böyle herkesin en hayırlı şekilde kucağında bebeğinin yüzüne bakıp onun pamuk elini tutabilmesini diliyorum.